”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Kitabın şiir gibi bir adı var ama aslında İstanbul’u tanıtıyor. İstanbul’u duygu yoğunluğuyla anlatması da kitabın ismine yansımış. Yedi tepeli şehri yedi bölümde yazmış.
Dozu giderek artan ikna çabaları, tabii ki kişiyi aslında yapmak istemediği bir şeye doğru yönlendirmektir ve onu manipüle etmektir. Buna fazlasıyla maruz kalmak ve engel olamamak kişide bir duygusal istismar hissi yaratacaktır. Dolayısıyla psikolojik işkenceye dönüşecektir. 
Bu kitabı okumamın üzerinden çok uzun süre geçtiği için net olarak hatırlayamasam da günlük olarak yazıldığını ve başörtüsünü konu aldığını söyleyebilirim.