Gitgide daha çok fark ediyordu ki, insanlar üçe ayrılıyorlardı: Güzelliği, gözlerinin içine sokuşsa bile, neredeyse hiç görmeyenler; ancak kendilerine açıkça gösterildiğinde takdir edenler ve en beklenmedik yerlerde dahil olmak üzere nereye baksalar güzellik bulabilen nadir ruhlar.
Hepsi kendi ellerinden kendi elleriyle akıttıkları kanla lekelerken eteklerini, dediler ki ya Züleyha sen haklıymışsın bağışla bizi. Bu ki yaratılmışların en güzeli, Züleyha bağışla bizi.
Züleyha oturduğu yerden doğruldu usulca. Dedi, siz ellerinizi doğradınız, ben yüreğimi doğradım. Bir kez gördünüz siz, ben yıllardır bu güzellikle sınanmaktayım.