"Sen de mi yarım kaldın, Karan?" dedim şefkat dolu sesimle.
"Yarım kaldım," dedi ve öylece gözlerime bakarak ağladı.
Soğuk Sesli Prens, yaralıydı. Yarım kalmıştı ve onun için tamamlanmak ihtimal bile değildi artık. Geriye kalan yarısını da yok edip lekesinden kurtulmalıydı.
Süveydası... Ona ağırdı.
"Aşık olduğunda iki kişisindir artık. Kendinle beraber düşündüğün başka bir beden, sevmen gereken başka bir ruh vardır. Uyurken bile yarın ona uyanacağını bilerek uyursun. Onunla varsındır, onunla tamsındır. O gittiğinde eksik hissedersin, bir yapbozun son parçası kaybolmuş da hiç bulamamışsın gibi bir anlamın kalmaz artık. Yarım kalmışsındır," dediği an sesi titremiş ve çatallaşmıştı.