kimliğimin temelinde adalet duygusu, onur duygusu vardır. Bugün, hâlâ en tahammül edemeyeceğim şey bir insanın onurunun kırılmasıdır. Hakaret edilmesidir. Beni çok üzer. Siyasi kimliğimin esasını, Marks', Lenin'i okumadan önce bunlar oluş-turur. Bu gibi duygulardan yoksun olarak solcu olmak çok anlamlı değil benim gözümde.
Sanki bir çekmece gibi düşün. Kafandaki o çekmeceyi çıkarıp başka çekmece koyamazsın. Kişilik böyle bir şeydir, çekmece değiştirilir gibi değişmez. Adalet duygusu varlığımı, kimliğimi oluşturmuştur.
Birine kötülük yapıldığını gördüğüm zaman, bu sadece bir insana değil bir canlı için de geçerli, çok rahatsız olurum, tepki gösteririm.
Dayanamam, tutamam kendimi, karşı çıkarım.