Aziz Thomas'a göre, dünyanın sonu geldiğinde her şey yerini bulacak,
hareket ve metamorfoz, dolayısıyla da doğum ve dekadans sona erecektir:
Kozmozun bu dinlenme anında ebedi barış sağlanacak, İsa 'nın ikinci kez
dünyaya gelişi yaşanacaktır. İnsan artık yozlaşmayacağından, Tanrı'nın da
insan soyunu daha iyiye götürmek için yeni insanlar yaratmasına gerek kalmayacaktır.(ç. n . )
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Peki, siz Parisli öğrenciler neyle vakit geçirirsiniz?"
Öğrenci cevap verdi:
"Sequan'da karanlıktan şafağa geçirgenleşiriz, kadranik
kenti deambule ederiz, latinik verbosinasyonu gerçekleştirir ve
amorabanlara benzeşimcesine cinsilatifin omnijugal, omniformal
ve omnigenal faydalarını kapsaşınz. Tanrısal mabadlarımızı
lunaparklarda gezdirir ve Venüs hazzının doruklarında, organımsı
hazinemizi arnika! meretriküllerin utanılası yerlerinde
dolandırırız. Sonra Çam Kozalağı, Şato, Madlen ve Dişi Katır gibi şanımıza yaraşır tavernalarda dolaşır, petrosille perfore
edilmiş malaları güzelce bir parlatırız. Olur ya, keselerimizdeki
zenginlikte bir kıtlık başgöstermiş, o ferruginal metalden
mahrum kalmışlarsa, masraf paylarımızı çıkarmak için kendi
kanunlarımızı uygular, gerekirse ceketlerimizi rehine verir,
yurtsever Lare ve Penates'den gelen elyazmalannı araklarız."48
Bu sözler üzerine Pantagruel, "Lanet olsun, bu nasıl bir
dil? Ne bu, sapık filan mısın?" dedi.
"Pictoribus atque Poetis,
"Şairler de ressamlar kadar gözüpeklik gösterecek gücü bulmuştur." HORATIUS
Yani ressamlar ve şairler istediklerini istedikleri gibi tasvir
etme özgürlüğüne sahipti.
Hekimlik de başlı başına bir öğretmendir. Alanda bir başı- na, hastanla kafa kafaya geldiğin bir meslektir. Taşrada hekim- lik daha da tuhaf ve zordur. Alet yok, edevat yok, tek başınasın, akıl danışacağın kimse yok, sığınacağın bir merkez yok. Sanki kocaman gezegenin ortasında bir başınasın ve birinin ölüm kalım meselesi seni bekliyor... Baş edeceksin. Bazen korkak ve çaresizsin. Bu hâl insanı çok büyütüyor. Ondan sonra "Bana bir şey olmaz ki..." diyorsun. Biraz dinlemeye başlıyorsun. Cesaret geliyor. O meşhur lafa benziyor sanki; "Öldürmeyen şey seni güçlendiriyor." Ne görürsen gör, neye tanık olursan ol, "Ben onun daha acayibini yaşadım, ne olacak ki..." diyor- sun. İyi cerrahlar, iyi hekimler, iyi operatörler hep böyledir.