•
Dış çekim diye bir tabir var, uzun zamandır literatürümüze giren.
Örneğin nişan, düğün, gebelik fotoğraflarının dışarıda çekilmesi anlamına geliyor. Gelinler daha sonra pişmanlık duymasın diye, düğün için yapılan diğer bin beş yüz madde içine dış çekim fotoları da dahil ediliyor.
Bugün biraz yürümek için büyük bir parka gidince, bol bol dış çekim manzaralarına şahit olduk.
Tesettürlü gelinlerin fotoğrafçıların karşısında poz vermesi çok normal karşılanıyor artık.
Öyle pozlar veriyorlar ki, bakarken dahi utanmamak mümkün değil.
Damat beyler poz vermek için gelinin önünde diz çöküyor, gelini kucağına alıyor, beline dolanıyor. Gelinin yanağını öperken verdikleri poz bir kaç dk sürüyor ve iki ayrı fotoğrafçı her açıdan poz alıyor.
O özel fotoğrafları hiç tanımadığınız insanlar düzenliyor, bilgisayarına arşivliyor. Belki de İnternet hesaplarında paylaşıyor.
Bu durum mümin bir hanımı nasıl olur da rahatsız etmez?
İslami kesimin dahi yadırgamadığı, hattâ yadırgayanı yadırgadığı bir zamanda, beni rahatsız eden bu durum kimileri için sıradan işler olabilir.
Fakat bizim için sıradanlaşan, küçük gördüğümüz günahlar, belki de ahiretimizi kaybetmemize sebebiyet verecek kadar büyük olabilir.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh, tâbiîlerden bir gruba yaptığı uyarıda şöyle söyler: “Siz kıl kadar bile önemsemediğiniz birtakım işler yapıyorsunuz ki, biz onları, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında helâk edici büyük günahlardan sayardık. ”
(Hadis-i Şerif, Sahih-i Buhârî, Rikak 32)
(Alıntı)
SÖZÜN ÖZÜ... "" EBEB, YA HUU""❗