Ömer

Ömer
@Omerservet
Bir zamanlar ben de senin gibiydim, bir zaman sonra sen de benim gibi olacaksın.
lisans
Adana
24 Kasım
40 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
6/10
·152 syf.··
2025 3. kitabı
2018 Orhan Kemal Roman Ödülü almış. Anlatımı güzel ve akıcı. Kurgusunu o kadar da beğenmedim. Geçim sıkıntısı, batıl inançlar, TV programları... Günümüz yaşam tarzını da eleştiren bir eser. Kitabın kahramanı Mercan, apartman temizliğine giderek geçimini sağlıyor. Mercan in nasıl biri olduğu dışardan bakan bir gözle anlatılmış. Kocası eve dönsün, çocuğu olsun diye umarsızca türbe, cami, hazret, uluya gitmelerinden bahsedilmiş. Mercan kocasına aşık mıydı? Hayır, ama her eve bir nefes lazımdı işte. O nefesi , hurafelerde arıyordu Mercan. Bütün bunları yaparken öz eleştirisini de yapıyor Mercan. " Şu ölülerin suyuna gittiğin kadar bir gün kocanın yüzüne güldün mü? Gerçi onlar ulu, benimki ipsizin biriydi ; ama en azından diriydi " diyebiliyor.. Afrika'da ki açılardan,derman bekleyen hastalardan, gene halimize bin şükür bunu bulamayanlar da var' daki bulamayanlardan Mercana sıra gelmiyordu. Yoksa çoktan kabul görmüştü onca yakarışları. Mercan çok yalnızdı. Buzdolabı hırıltısi ne demek? Şıp şıp damlatan musluğun sesi ne demek ? Sokaklarda ilaç niyetine merhaba diyecek birini bulamayıp da TV ye sığınmak ne demek? Yemekten sonra meyve soyarken yanında bir dilimini uzatacak bir insan olmaması ne demek ? Yalnız insan, bilirdi bunlari. Yani Mercan.
KulSeray Şahiner · Can Yayınları · 20171,643 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·124 syf.··
2025 1. kitabı
Yazarın " Ağız İçinde Dil Gibi " kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. 12 eylül dönemindeki zulüm ve işkencelerin anlatıldığı hikayelerden oluşuyor kitap. yazarın bu süreç içindeki gördükleri, yaşadıkları ve duyduklarını kaleme almasıyla oluşmuş bir eser. Yazarın kitap tanıtım yazısı yüzünden sıkıyönetim mahkemesinde yargılanıp 18 aya mahkum edilmesiyle başlıyor kitabın kaleme alınması. yargılama sürecinden önceki işkenceci polislerin zulümleriyle başlayıp hapishanelerdeki insanlık dışı şartlarda nefes almaya çalışanların hikayelerini içeriyor.
Kolları Bağlı DoğanOsman Şahin · Cem Yayınevi · 1987166 okunma
8/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
" Tütün Yorgunu " romanıyla tanıştım Talip Apaydın ile. Köy Enstitülerinden yetişmiş, halkın sorunlarıyla gerçekleriyle bezenmiş eserler üreten toplumcu yazarlar köy edebiyatıyla öne çıkıyor.. Öte Yakadaki Cennet 29 hikâyeden oluşuyor. Köy ve kasaba hayatından kesitler sunmuş her hikâyesinde. Kütüphanenizde bulunması gereken bir eser. Bu yazarımızla genç kuşakların tanışması gerekiyor.
Öteki Yakadaki CennetTalip Apaydın · Cem Yayınevi · 197213 okunma
7/10
·173 syf.··
2023 5. kitabı
Toplumcu gerçekçi yazarlarımızdan biri Talip Apaydın. Fakir Baykurt'tan sonra köy edebiyatını en iyi temsil eden yazar bana göre. 27 öyküden oluşuyor bu kitabı. "Elma Kokan Apartman" hikâyesini çok beğendim. Hikâye Yol, dil bilmez yurttaşların ekonomik durumlarının düzeltilmesini, kültür düzeylerinin yükseltilmesini, kendi haklarını savunmasını, çıkarlarını anlayabilir duruma getirilmesini istemeyen ; mevcut düzeni değiştirmeyen politikacıların (!) övünmeleri üzerine bir öyküydü. " Dumanlı Gün " hikâyesinde de sadist polislerin sorgulama yaptığı, herkesin birbirini ihbar ettiği o karanlık dönemden bahsedilmiş. Genel olarak tüm öykülerinde gerçekçi ve yalın bir dil var. Mutlaka okunmalı.
Yolun Kıyısındaki AdamTalip Apaydın · Cem Yayınevi · 19797 okunma
7/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Toplumcu gerçekçi yazarlarımızdan olan Osman Şahin , darbeler ülkesi Türkiye'nin 12 Eylül ünden sonraki baskı yüzünden öğretmenliği bırakıp zorla emekli edilen köy enstitülü yazar.. Köy enstitülü yazarların kaleminden çıkanlar o kadar aydınlatıcıki sorgulamamak için, görmemek için insanın aklı melekelerinden tamamen yoksun olması gerekir. 1980 Nevzat Üstün Öykü Ödülü alan bu kitabı 10 öyküden oluşmakta. Sömürü düzenine başkaldıran, Anadolu insanını konu edilen, içinde bulunduğu zor şartları değiştirmeye çalışan , kimi zaman da yoksulluğun verdiği çaresizliği kabullenen insanların öykülerine yer vermiş yazar. Tomruk taşımacılığı, obruk bekçiliği, pamuk işçileri, marabalar... Hepsinin yaptığı işler farklı ama tek bir ortak noktaları var o da topraksız olmaları, emri altında çalıştıkları ağalar, beyler ve gördükleri zulümler... Kitabıyla aynı isimdeki hikâyesinde ne güzel anlatmış toprak hasretini : " Benim olsaydın ey toprak, benim... Birgün olsun gölgemi eksik etmezdim üstünden, inan birgun olsun... Giysilerim sırtımda terden çürüse , üstüm başım çaputtan türbe ağacına dönseydi. Çalışır çabalar sabahları bereketinle yur yıkardım yüzümü. Sıra sıra çukurlar açardım üstüne. Fidanlar sokardım dibine ..."
Ağız İçinde Dil GibiOsman Şahin · Cem Yayınevi · 198425 okunma