Zilan

"Kusursuz Dünya " Yitik ruhların tanrısı, tanrılar arasında yitik olan sen, dinle beni: Üstümüze titreyen sevgili Yazgı -meczupları, gezgin ruhları koruyan sen- dinle beni: Kusursuz bir soyun bağrında yaşıyorum, ben en kusurlu olan. Ben, insani bir kaos, karmakarışık öğelerden oluşan bir yıldız bulutu, kusursuz dünyalarda yaşıyorum - yasaları kesin, düzenleri sıkı, düşünceleri uyumlu, düşleri düzenli, görüşleri kabul görmüş, bilinen insanların dünyasında. Onların erdemleri ölçülüdür, Ey Tanrım; kötülükleri de ölçülüp biçilmiştir; loş alacakaranlığın içinden geçen (ne kötülük ne de erdem olan) anlamsız ayrıntılar bile kaydedilmiş ve sınıflandırılmıştır. Burada, günler ve geceler çok açık bir şekilde mevsimlere bölünmüşler, kusursuz bir kesinlikle yönetilmişlerdir. Yemek, içmek, uyumak, çıplaklıklarını örtmek, sonra da istenilen anda yorgunluğun tadını çıkarmak.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Zilan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·51 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 18:04
·
2025 3. kitabı
Halil Cibran
7.2/10 · 22bin okunma

Zilan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
2025 2. kitabı
Halil Cibran
7/10 · 14,1bin okunma
"Sevginin" her şeyi çözeceğine, "sevginin" herkese her hakkı verdiğine inananlar ise sevginin derinliğini ve değerini abartırlar. Bunu bilinçli bir şekilde maskeleyerek değil ama aslında olduğundan daha fazla sevgi hissederek yaparlar. Abartma gerekliliğinin sıklıkla bir kısır döngünün oluşumuna katkı sağlayabilen yankıları olur. Bu durum özellikle çaresizlik ve acıyla gerekçelendirilen iddialar için geçerlidir. Örneğin, pek çok insan telefonla bilgi sorma konusunda gereğinden fazla ürkek olabilmektedir. Kendi yerine başkasının bilgi sorması yolunda bir talepte bulunursa, söz konusu kişi doğal davranamayışını geçerli kılmak için bunu gerçekte olduğundan daha sorunlu yaşar...
Edebiyat
"Her zaman haklı olma ihtiyacı duyan kişiler asla eleştirilmeme, şüphelenilmeme ya da sorgulanmama hakkına sahip olduklarına inanırlar. İktidarla dopdolu olanlar körű körüne itaat görmeye hakları olduğuna inanırlar. Yaşamın öteki insanların ustalıkla yönlendirilmesi gereken bir oyun haline getirmiş kişiler, herkesi aldatmaya hakla- rı olduğuna inanırlar. Öte yandan, kimsenin onları aldatmaya hakkı yoktur. Kendi çatışmalarıyla yüzleşmeye korkan kişiler "idare edilme", sorunlarını "kolayından halletme" haklarının olduğuna inanırlar..."
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Edebiyat