Hayır hiç yadırgamıyorum
Niye yadırgayacakmışım hem
Sen bana inanırsın temmuzun ortalarıydı
Aldanacak bir şey yoktu, olmadı
Gel demek neyse, su içmek neyse
Geldimse, bir bardak su içtimse
Hepsi de aynı şeydi aşağı yukarı
Çiçekleri sulasan, kurumuş yaprakları kessen
Sözgelimi tırnaklarını yemesen
Akşamları erken yatsan iyi olur.
İyi olur elbet
Yani şu süsenler, kır menekşeleri yok mu
Ne desem
Denizin bir tenhalıkla uyumu
Kayboldu
Kış çoktan unutuldu da ondan. Bir akşam
Bir manav bütün hüznüyle konuştu
Salatalara vuran bir ışığın altında
Sanki Ortaköy'de yarısı yanmış bir kışla
Gene böyle bir sonuçtu
Kış unutuldu kardeşim. Artık
Hiçbir ayak sesi birbirine benzemez.
yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmiyecek
beterin beteri var diyenlere inanmıyorum
hep böylesi havalar besler fırtınaları
korkarım bu mavi ışık çabuk sönecek
duymazdım durgun suların bezgin türkülerini
alışmak ölümün bir başka adıymış bilmezdim
bir yangınsonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı
bu rüzgâr kulaklarımdan hiç eksilmiyor
esirgenmiş bir dünyada müthiş yalnızım
geri dönsen bile ben artık o ben olmıyacağım
yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmiyecek