ŞUBAT AYI 4.KİTAP
.
Körlük İnceleme
.
Şubat ayında okuduğum 4. kitap Jose Saramago'nun "Körlük"ü oldu. Şunu itiraf etmeliyim ki "Körlük" herkese yönelik bir kitap değildi. Çünkü;
kitabın dili oldukça ağırdı. Diyalogları anlayabilmek biraz zordu çünkü konuşma şeklinde değil metin halinde yazılmışlardı. Yazar, varlığını kitabın başından sonuna kadar kullandığı "ara sözleriyle" fazlasıyla hissettiriyordu ve bu ara sözler kimi zaman olay örgüsünün karışmasına veya okurun okuduğunu anlamamasına sebep oluyordu. Bu saydıklarım başlangıçta çok rahatsız etse de Saramago'nun üslubuna alıştıktan sonra çok da sıkıntı çıkartmamaya başladı. Yazarın kitap içindeki bazı bölümlere serpiştirdiği "kara komedi" tatmin ediciydi ve okuru güldürmeyi de başarıyordu(bunu çok az yazar başaribiliyor). Bu saydıklarım haricinde bilmeniz gereken birkaç şey daha var. Mesela kitap bazı kişilere sıkıcı gelebilir ki oldukça normal. Çünkü yazar (en azından benim anladığım kadarıyla) "akıcılığı korumak" adına çabalamamış, onun yerine olayları en küçük ayrıntısına kadar,sansürsüz bir şekilde ve kendi yorumlarını da katarak yazıya dökmüştü.
Kurgusuyla, içerdiği mesajlarla, alışılmışın dışında üslubuyla, kullandığı "bilinç akışı" tekniğiyle, tutarlılığı ve gerçekçiliğiyle bir başyapıt olsa da kitaba bayıldığımı veya hayran kaldığımı söyleyemem. Yine de herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm ve 1den fazla kez okunmayı hak eden bir kitaptı.
Peki Körlük Ne Anlatıyor?
.
"Birer dayanıksız duvarız biz, yolun ortasına yerleştirilmiş bir taş sadece, düşmanın o taşa takılıp tökezlemesinden başka umudumuz yok, düşman mı, hangi düşman, buraya gelip bize saldırmayacak, dışarda soyulabilir, öldürülebilirdik, kimse buraya bizi tutuklamaya gelmeyecek, araba çalan adam özgürlüğünden hiç bu kadar emin olamazdı, dünyadan o