anil çokugurluel

anil çokugurluel
@Oneal1975
7/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Ender , Çetin ve Fikret 30 lu yaşlarının sonunda 3 yakın arkadaştır. Amerka da çalışan Fikret'in anne ve babası ölünce kız kardeşi Nihali, Ender ve Çetin'e emanet eder ve 3 ü aynı evde yeni bir hayata başlarlar. Ender ve Çetin sevgili sınırında iyi 2 dosttur.Ender naif, hassas, ince düşünceli ve içe dönük bir çevirmendir. Çetin daha sıla dönük duygularını ertelemeyen ve tutmayan babacan bir karakterdir. Başlarda yaşadığı üzüntüyü atlatamayan ve yeni hayatına alışamayan Nihal zamanla Ender ve Çetin'e alışır. Ender ve Çetin de Nihale alışmakla kalmaz ikisi de ona aşık olurlar. Zaten gençken aynı kıza aşık olmak gibi bir hayalleri vardır. Nihale duydukları aşk her 2 sini farklı etkiler. Nihal evden ayrılınca ve bir de sevgilisi olunca daha kontrollü kalan Çetin olur, Ender ise Nihali unutmakta zorlanır. Ana konu bu. Ancak enteresan olan Ender ve Çetin'in çizgi dışı dostluğu mu, 2 erkeğin aynı kıza aşık olmaları mı, Ender'in Nihale tutkulu aşkını idare edememesi miydi, ben arada kaldım. 2 erkek aynı kıza aşık olacak ve kavga çıkmayacak?? O da aralarındaki dostluğun farkıymış diyelim. Aralarındaki "güzel geçmiş zaman" a ait anılara ve detaylara kitabın yarısından sonra biz de hakim oluyoruz ve evin bir sakini gibi hissediyoruz. Ender'in, eski aşkı Sevgi ile vicdan-tutku-sorumluluk ve aşk arasında gidip geldiğine şahit oluruz. "Bizim büyük çaresizliğimiz, sesimizin dışarıdaki çocuk seslerinin arasında olmaması" demişti Ender Çetin'e, Belki de, bu dünyayı ve bu hayatı; bu kadar farkında, bu kadar naif ve yanlış yapmadan yaşamaktır esas büyük çaresizlik. Ödülü, sevgili sınırında bu şekil bir dostluk olacaksa , varsın çaresizliğimiz bu olsun.
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
Reklam

anil çokugurluel

, bir kitap okudu
7/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Barış Bıçakçı
7.6/10 · 10bin okunma
6/10
·120 syf.··
2021 31. kitabı
4 arkadaş (Filiz-Yiğit-Rıza ve Levent) Levent in hayatını sorgulamak ve tartışmak için yaşadıkları adaya gelir ve bir meyhanede buluşurlar. Levent in çözülememiş bir sorunu vardır ve her biri uzun süre susup olayı örtpas ettiklerinden dolayı artık ertelemek istemezler. Soruna ışık tutacak belgeleri ise Levent in günlüğüdür. Roman meyhane masası, günlük ve Levent in flash back leri ile ilerler. Adada tarikatlar, çeteler ve mafya üçgeninde cinayetler işlemekte ve halk menfaatlerinden kaynaklı olaylara sessiz kalmaktadır. Zaten Levent in hayatı da bu olaylardan etkilenmiştir. Dolayısı ile herkes suçludur ve adanın feneri onları bir polis sorgusu lambası gibi takip etmektedir. Adada suskun kalındıkça herkes kendi adaletini aramaya kendi yargısını koymaya kendi cezasını kesmeye başlamıştır. Tüm suçlar birbirini tetiklemeye başlamıştır. Uykusunda iyi, uyanıkken kötü olan çobanın hikayesi, derviş ve horoz hikayesi konuyu aydınlatan ipuçları veren kurguda yerine oturmuş detaylar tabii. Sessiz, silik, vicdanlı Levent dahi uykusundan uyanacaktır. Zira o da "Canı Yananlar Örgütü" ndendir. Adadaki tarikat, çete ve devlet üçgenini günümüz türkiyesi ne çok rahat uyarlayabiliriz. Siyasi ve sosyal dokundurmalar ve incelemeler ile yazılmış güzel bir romandı. 6. his tadında bir final, günlükteki yazılanların ışığında giden bir kurgu sıkılmadan okunacak bir roman yapmış. 1. romanı "Çelişki" de verilen "Barış-Savaş" karakter ikilisi yerini bu romanda da "Levent-Fırat" ikilisine bırakmıştır. Bazı cümle kalıplarını bu romanda da gördüm. "bana verilen yetkiye dayanarak..." kalıbı gibi. Rum-türk kavramlarına da yine bu romanda da yer verilmiş. Daha İlk 2 romandan tekrara düşmek midir, tarz oturması mıdır karar veremedim. Bazı tam oturmamış ve iyi çizilmemiş karakterler olsa da, bazı
SarsıntıBarış İnce · Can Yayınları · 2018896 okunma

anil çokugurluel

, bir kitap okudu
6/10
·120 syf.··
2021 31. kitabı
Barış İnce
7.7/10 · 896 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
Kahramanımız Özgürlükçü bir anne babanın oğludur , öyle ki kendi ismini kendi koysun diye isim dahi koymamışlardır ona. Bir de Savaş adında hayali arkadaşı vardır sürekli yanında. Kahraman ismini "Savaş ın karşıtı" olarak verir romanın bir yerinde. Savaş ile birlikte bir yazlık halk kampına giderek hikayeye başlarız. Savaş acı hissetmeyen, dolayısı ile acı kaynaklı diğer duyguları da olmayan bir kişiliktir. Mutluluk gibi güzel kavramların varlığı için karşıt çirkin ve kötü tarafların olması gerektiğini savunur. Rengi siyah, ruhu asi, dinlediği müzik metalica dır. Sanki iyi tarafını yaşatmak için bu kötü karaktere sarılır kahraman. Bu dünyada daha acımasız ve yeri geldiğinde kötü olmak için Savaş yanında olmalıdır. Zira her şey zıddı ile varlık gösterir. Hakan Peker sever ama sadece müziğini :) Yaptıkları bir akraba ziyaretinde, karşılaştıkları bir şehit cenazesinde, otostop çektikleri seçim minibüsünde, sığındıkları bir kayıkçı sohbetinde, dini politikaya bulaştıranlardan, milliyetçilikten, mübadele yılları ve girit göçünden, etnik savaşlardan, dağ politikalarından, dijitalleşen ve teknolojiye yenilen kişisel dünyalardan, riyadan bahsedilir. Her şeyin varlığı, zıttı da var olduğundan aslında bir çelişkidir. İçindeki şizofrenik kişi de zaten kahraman için bir karşıtlıktır. Ben okuduğumdan bir roman havası alamadım. Kurguyu da -var mı bilemiyorum gerçi ama- sevmedim. Evet politik temaslar, dokundurmalar, toplumsal bilinç, sorgulayan akıl değinmeleri falan güzel, haklı ve yerinde ancak bu konular bir kaç tane köşe yazısı ile de verilebilirdi. Sonunda kahraman şizofren ve hasta çıkmayıp "herkesin iç hesaplaşması vardır" yada "insan içindeki kötü ile savaştıkça iyi olur" mesajları daha metaforik verilebilirdi. Dolayısı ile "roman" başlığında beni tatmin
ÇelişkiBarış İnce · Can Yayınları · 2017694 okunma
Reklam