Kafamızın içindeki çelişkiler satırlara dökülmüş. Sorular ve farklı farklı cevaplar. Hangisi gerçek cevap, cevap mekan-zaman-yaşanmışlık kulvarında değişir mi? Hayatta herkesin görmek istediğini gördüğü, vicdancılığın bazen bela olduğu, insanın kendinde olmayanı sevdiğini, etnik savaşların yıkıcılığını anlatıyor Barış İnce. Milliyetçiliğin kökenini, din üzerinden insanın insanı istismarını, iyiliğin ve kötülüğün ‘ödül-ceza’ sistemine mi dayandığını sorgulatıyor.
"Sarsıntı" kitabıyla tanıştığım sevgili Barış İnce'nin ilk kitabı Çelişki'yi de nihayet okuma fırsatı bulabildim. Beğendim mi, tabi ki,kesinlikle ilk kitap olmasına rağmen usta bir kalemden
Selamm.İlk olarak kitabı beğendim ve tavsiye ediyorum.Barış İnce kendisi hem gazeteci hem de yazar.Belki de gazateci olduğu için hayatın her yönünün iyi ve kötü olmak üzere çelişkilerinin farkında
İsimsiz ana karakterimiz ve iç sesi, hayali arkadaşı diyebileceğimiz Savaş Ege kıyılarında geziniyor. Yolda karşılaştıkları üzerinde bir dönemin, kişilerin, gündemin, siyasetin analizini yapıyor. Hem de öyle "bakın ben büyük laflar söylüyorum." büyüklenmesine kapılmadan. İçten, direk, lafı dolandırmadan, gerçekçi, ironik bir şekilde.
İç konuşmaların, yüzleşmelerin olduğu akıcı bir roman.
Kedine has yazım tarzı olan bu yazarla tanışma kitabımdı kendisi, diğer yazdıklarını da okuma listeme alıyorum.
Öneririm, okuyun, okutun.
Sevgiyle.
Barış Abi'nin gazeteciliğini hep sevmişimdir. Kendisini yakından tanıma fırsatı bulduğum için de çok şanslıyım.
Harika bir kitap, emeğine sağlık.
Kendisine saygılarımla
ÇelişkiBarış İnce · Can Yayınları · 2017693 okunma
Yazar, Savaş'ın arkadaşını gezdirerek toplum eleştirisi yapıyor kitapta... Bir bakıyorsunuz seçim otobüsünde, mübadele ile gelmiş dilini bile konuşamayan birinde, sonra yaşanmışlıkların üzerindeki etkilerini anlatan Zamansız Metin'in yanında...
Bazı bölümlerinde karmaşa yaşasamda genel olarak güzel bir kitap. Üzerinde durup düşünülecek cümlelerle dolu...
Hayatta herkes zıddını arar cümlesi ile başlıyor kitap. Düşünsenize savunduğumuz ya da doğru bildiğimiz şeylerin zıddı olmasa ne için mücadele ederiz.
Tavsiyedir efenim okuyunuz.
Hafızamızda hala daha çok körpe olan 90'lı yıllara ve o yıllardaki olayların taze izlerine hikaye içerisinde yaptığı başarılı göndermelere ve anlatım tarzına bayıldığım bir kitap oldu. O kadar çok yerin altını çizdim, o kadar çok yerde bu benim aklımdan geçmişti dedim ve okumaktan öylesi keyif aldım ki. Okuyun bu kitabı.
Muazzamdı! Kitabın son sayfasını da okuduktan sonra kapatıp kucağınıza koyup, kitabın bitip bitmediğini anlamak için dakikalarca düşünürsünüz ya (Ben öyle yaparım bazen) işte öyle bir kitap. Akıcılığına diyecek yok, kurgusu harika.
Barış İnce'yi daha önce dergilerde yazılarından okumuşluğum ve kitabına şans ver diye not düşmüşlüğüm var fakat şunu söylemeliyim ki fikirleri okuma hazzı verse de kitabı bütünüyle ele aldığımda aynı hazzı aldığımı söyleyemeyeceğim. Çok önemsenmiyormuş hissi veren bir kurgu girişi sonlara doğru insanı bunaltan bir hale dönüşüyor. Bir de son dönemde okuduğum bir çok yazardan duygular hissettim kitapta. Biraz Barış Bıçakçı, biraz Alper canıgüz, Murat Menteş derken hepsi sevdiğim yazarlar olmasına rağmen bu durum hoşuma gitmedi. Aynı topraklarda, aynı sorunlarla boğuşmanın etkisi olabilir bunun sebebi, zamanla kaleminin daha özgünleşeceğine eminim. Bütün bunlara rağmen o güzel fikirlerinden ve onların verdiği hazdan ötürü diğer kitabını da okuma isteği içerisindeyim ve kendini geliştirmeye devam edeceğinden eminim. Bu yılın benim açımdan umut vaad edeni diyebilirim. Keyifli okumalar dilerim 🤗
ÇelişkiBarış İnce · Can Yayınları · 2017693 okunma
Muhalif kimliği, gazeteciliği, dergiciliği ile tanıdığımız Barış İnce, Çelişki kitabı ile edebiyat dünyasına adım atmış.Bize de alıp okumak düştü.️
Bir gencin, hayali arkadaşı mı desem, ikiye bölünmüş benliğimi desem (tam bilemediğim) arkadaşı Savaş ile İzmir ve çevre sahil kıyısında geçen ( kimden neden kaçtığı belirsiz) kaçış öyküsünü okuyoruz kitap boyunca.Gencimiz isimsiz, rahatsız ve kendisinin de dile getirdiği gibi bir çelişkiler yumağı.Bu kaçış ekseninde 90'lı yılların sonlarının, siyasi tarihinin, bir panoramasını sunuyor Barış İnce bize.Türkiye'ye dair her şey var kitapta.Mübadiller, Kürt sorunu, şehit cenazeleri, 80 sonrası "Türk Solu" nun durumu vs.Tüm bunlar bu isimsiz gencin çoğu kez iç konuşmaları ve kaçışı sırasında karşılaştığı insanlar üzerinden anlatılıyor.Ülkemiz üzerine oldukça yerinde tespit cümlerinin bulunduğu bir kitap olduğunu söyleyebilirim.Ama bana biraz yorucu geldi, fazla sıkıştırılmış, tıkıştırılmış her şey üzerine bir şey söyleme gereği duyulmuş gibi.Sanırım ülke gündeminin yoğunluğundan ve Barış İnce'nin gazeteci kimliğinden olsa gerek.
1982’de İzmir’de doğdu. İlköğrenimini İzmir Mustafa Reşit Paşa İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini İzmir Karşıyaka Anadolu Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Uluslararası ekonomi dergisi BusinessWeek’te muhabirliğe başladı. 2007 yılında BirGün gazetesinde editör olarak işe girdi. Bu gazetede haber müdürlüğü, yazı işleri müdürlüğü gibi görevlerde bulundu. BirGün Pazar’da öyküleri yayımlandı. 2013 yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği, 2014 yılında ise Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Yılın Başarılı Gazetecisi Ödülü’ne layık görüldü. Neye Göre adlı bir tiyatro oyunu kaleme alan yazarın Bavul Dergi’de öykü ve denemeleri, BirGün gazetesinde makaleleri yayımlanmaktadır. 2017 yılında Çelişki, 2018 yılında Sarsıntı adlı romanları yayımlayan İnce, Sarsıntı ile 2019 Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Hamburger Stiftung bursuyla Almanya’da yaratıcı yazı üzerine çalıştı. İstanbul, İzmir ve Berlin’de yazı atölyeleri düzenledi. Yedi Yetmiş adlı bir çocuk edebiyat dergisi çıkaran Barış İnce, yediden yetmişe herkes için düşler kurmaya devam ediyor.