"Sarsıntı" kitabıyla tanıştığım sevgili Barış İnce'nin ilk kitabı Çelişki'yi de nihayet okuma fırsatı bulabildim. Beğendim mi, tabi ki,kesinlikle ilk kitap olmasına rağmen usta bir kalemden çıkmış gibi muazzam.
110 sayfadan oluşan mini romanımız bir iç çatışma, bir çelişkiler yumağı, tıpkı adı gibi.
On yedi yaşındaki anlatıcı kahramanımızın kişisel yaşantıları, iç hesaplaşması, hayatı ve sistemi sorgulaması ile oluşan, onun buna ne şekilde tepki verdiğini anlatan bir eser.
Kitapta anlatıcımızın iç konuşmayla aktardığı olaylarda eser boyunca arkadaşı Savaş’tan bahsetmesi, sürekli 'biz' diye konuşması, adını deliye çıkarır ki okuyucu da böyle düşünür.Sevgili Barış İnce "delilik" metaforundan yola çıkıyor ve bunu eser boyunca ustalıkla yerleştiriyor kitaba. Bunu yaparken de
monolog tekniğini kullanıyor.
Yazarımız içinde yaşadığımız dünyayı, siyasi, sosyal, dini açıdan sorgularken siz de bunlar üzerinde kendinizi sorgularken bulursunuz kitap boyunca. Yani mevcut olan aksaklıklara ironik bir yaklaşım da mevcuttur. Bunu yaparken de gazeteci kimliği ön plana geçen Barış İnce lafını esirgemeden, lafı dolandırmadan, kimseyi kırıp dökmeden günlük konuşma dilinin sadeliği içinde akıcı bir şekilde aktarır diyeceklerini.
Kitapta bölünmüş kişilik sorunu olan anlatıcımız , eğitimden başlayarak, cemaatleri, solcuları, Kemalistleri, dönekleri, Susurluk'u, kardeşin kardeşi vurmasından yola çıkarak Kürt sorunu... gibi birçok sosyal olayı da ele alır. Yani anlayacağınız zülfiyaremize dokunur.
Eserin içeriği hakkında biraz bilgi vermek özet olacak ki bu da okuyacaklar için spoiler olur o sebeple alıntıları okuyun efendim:)
"Gerçeği küçükken bağırmak, büyüdükçe fısıldamak, en sonunda da susmak... Bizi gerçekte sağır eden şey işimize gelmeyeni duymamaya alışmak..." S. 13
"Bir yanda