"Barikatlar, umudun ve cesaretin son kalesiydi. Gençler, özgürlük için ölüme yürüyorlardı. Enjolras, 'Eğer ölürsek, en azından bir ideal için öleceğiz,' dedi. Kurşunlar yağarken, dostluk ve kardeşlik, onların en büyük silahıydı. Victor Hugo, burada insan ruhunun en yüce yönünü över: 'İnsan, zincirlerini kırmak için doğar. Ve bu mücadele, tarihin en kutsal savaşlarından biridir.' Barikat, sadece bir savaş alanı değil, aynı zamanda insanlığın onurunu savunan bir semboldü."
Tanrı, hiç bir çocuğu kötü olsun diye yaratmaz! Onu kötü yapan, kötü eğitimdir!..Kötü anne-baba, kötü çevre, kötü yönetim balçık gibidir, zavallı yavruları da çekip yutar.
"Az ölçüde alınan bir uyuşturucu madde gibi bir parça hayal de iyi şeydir. Bu, çalışan zekanın, bazen oldukça sert ateşlerini uyuşturan, beynin içinde saf düşüncenin sert kıyılarını düzelten, şurada, burada boşlukları, aralıkları dolduran bütünleri birleştiren, düşüncelerin köşelerini hafifleştiren, gevşek serin bir buhar yaratır. Yalnız aşırı hayal batırır boğar. Bütün bütün düşünceden ayrılıp kendini hayale kaptıran fikir işçisinin vay haline ! Kolayca kurtulabileceğini sanır, sonun da hepsinin aynı şey olduğunu söyler. Hata ! düşünce zekanın çalışmasıdır, hayal zevkin işidir. Hayali düşüncenin yerine koymak zehri besinle karıştırmak demektir.