Tıpkı televizyondaki bir uçağın gerçekte metal değil, farklı renklerde yanan ekran piksellerinden ibaret olması gibi, âlemde gördüğümüz nesneler de aslında madde değildir; bilincimizin farklı formlara, renklere, hislere, seslere bürünmüş halleridir. Bu yüzden, âlem özünde Hak'tır; fakat görüntüde bir ilüzyondur.
Kur'an kelime anlamı olarak "toplayan" demektir. Tasavvufta bu yüzden Kur'an'ın, âlemin bütün sırrını topladığına inanılır. Kur'an'ın tüm sırrının ise ilk suresi olan Fatiha'da toplandığı, Fatiha'nın bütün sırrının ilk ayeti olan Besmele'de gizli olduğu kabul edilir. Besmele'nin sırrı ise ilk harfi olan"Ba" harfindedir.
Son olarak, Arapçadaki bu "Ba" harfinin sırrı, onun altındaki noktada gizlidir. Yani, âlemin bütün sırrı, her şeyin başlangıcındaki noktada saklıdır. Bu nokta, bahsettiğimiz üzere varlığın kaynağı ve tekillik halidir.
İhtiyar, bu hüzünlü sesle ayağının altından çıkan toprak rengindeki yalnızlığının sesini dinlerken, kalbindeki boşluğun bu kurak dünyadan çok daha uçsuz bucaksız olduğunu hissetti.