Beşikte olan çocukların gönülleri dahi aşktan çok yoksun değildir. Hele yeni yetmelerin gönlünde çok kere aşk ve sevgi coşar. Onlar dahi severler, sevilirler. Gönüllerinde bir başkalık, uçarılık duyarlar. Ancak zavallılar, o sevginin neden geldiğini ve bir güzelliğin gereklerinden olduğunu anlayamazlar. Aşk işitirler; ama aşk denilen şeyin hemen hissettikleri duygu olduğunu bilmezler.
Umarsız yaşlılar, geçmiş şeyleri anımsadıkça üzgün olurlar. Çünkü, ömürlerinde geçirmiş oldukları mutlu günlerini andıkları zamanda, o günlerin bir daha geri gelmeyeceğine üzülürler. Çekmiş oldukları acıları anımsadıklarında, gönüllerinin yaraları tazelenir.
Herkese Merhaba,
9 yaşındayken 40 liraya satılan kimsesiz bir kız çocuğu:Dilber...
İlk düştüğü evde hakaretlere,aşağılamalara... maruz kalan Dilber, komşunun evine sığınıp yardım ister ama ev sahibinin elinden kurtulamaz. Daha sonra Asaf Paşa'nın konağına satılır! Dilberin bu evde kimsesizliğini kapatacak biri vardır.. Celal Bey..
Dilber yeni evde eğitimler görür hatta Fransızca öğrenir.
Avrupa'da okumuş, ressam, iyi kalpli bir genç olan Celal, Asaf Paşa'nın oğludur, Dilber'e aşık olur. Annesi, bu sevginin farkına varınca, oğlunu Dilber'den kurtarmak ister....
Kitapta en çok hoşuma giden şey aşk, yaşam, evlilik üzerine verilen mesajlardı.
Kitabın hissiyatı hoşuma gitti okuyacak olanlara tavsiye ederim.
Bir sonraki incelemeye dek
Okur kalın
Hoş çakalın
Sevgilerle
Eloloşş