Gece geç saatlere kadar sohbet ettik. Gözükara davranmaktan kaçınarak ona karşı hislerimi dolaylı yollardan dile getirdim. Onun da aynı şekilde davrandığını hissettim, ama emin olamadım. Sanki eşlerin birkaç santim aralıklarla durdukları, fakat yetenekliyseler asla dokunmadıkları o karmakarışık Modeg saray danslarından birini yapıyorduk.
İşte sohbetimiz de böyleydi. Lakin yalnızca bize kılavuzluk edecek bir dokunuştan yoksun olmamakla kalmıyorduk, aynı zamanda garip bir sağırlığa da kapılmış gibiydik. Bu yüzden dikkatle dans ettik; üstelik de karşı tarafın hangi müziği dinlediğini, hattâ müzik dinleyip dinlemediğini dahi bilemeden.