Asıl, anlama bakmalıyız. Semptomlar yalnızca, ta derinlerdeki korkunun patlamakta olduğunu haber veren ulaklardan ibaret! Sınırlar, Tanrı’nın ölümü, tek başınalık, amaç, özgürlükle ilgili derin kaygılar; yaşam boyu kilit altında tutulmuş derin kaygılar artık zincirlerini kırıp zihnin kapılarını ve pencerelerini zorluyorlar. İşitilmek istiyorlar. Yalnızca işitilmek de değil, yaşanmak istiyorlar!
"Yalnız sağlıklı insan aklı ile yaşansaydı, değmezdi yaşamaya can sıkıcı olurdu. Tam aksine güzel olan dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması."