“Yek katre-i hunest ve hezar endişe”, yani “Bir damla kan ve bin endişe”. İşte unutmayı başaramayan insanın trajedisi bu sözlerde gizliydi. Ömrünü endişeyle tamamlamaya ve sürekli acı çekmeye mahkûm olan bir zavallı ruh.
“İnsanın kasten,şuurlu olarak zararlı, manasız, hatta son derece budalaca bir arzuya kapıldığı bir durum, tek bir durum vardır: Yalnız akla uygun şeyler istemek zorunda kalmayıp, ne kadar manasız olursa olsun istemek hakkına sahip olmak.”
“Belki de neler olup bittiğini bilmeyi aslında istemiyorum. Belki de bilmemeyi yeğliyorum. Belki bilmeye dayanamazdım. İnsanoğlunun Düşüşü masumiyetten bilgiye düşüştü.”