Onur

Onur
“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
Yazıcıoğlu Ali, Tevârîh-i Âl-i Selçuk (1424):
"Ammâ Türkler Yafes'e Abulca Han dirler ve muhakkak bilmezler ki bu Abulca Han Nuh oğlı mıdur yoksa Nûh'un oğlı oğlanlarından mıdur. İllâ buna müttefik dururlar ki Anun neslindendür ve ana yakın karîbü'l-ahddur. Ve tamâmet Moğollar ve esnâf-ı etrâk ve sahrâ-nişînler anun neslindendür.' dirler. Ve ol hâlün şerhini bu mûcebce takrîr iderler ki: 'Abulca Han sahrânişîn ve göçgün-idi, yâni yaban yurtlu ve yürük idi." Bütün Oğuznamelerde ve nesep kitaplarında Türkler, Nûh'un oğlu Yâfes'e bağlanır. Ancak dikkat edilince görülür ki bu bağlamalarda bir zorlama, bir iğretilik vardır. Türklerin Yâfes'i Abulca Han olarak andıkları yahut Yâfes'e Olcay Han diye lakap verdikleri, Abulca Han'ın Nuh'un oğlu mu yoksa torunu mu olduğunu bilmedikleri şeklindeki ifadeler bir zorlama ve yakıştırma olduğu hissini verir.
Ahmet Bican Ercilasun, Eski Türk Efsane ve Destanlarında Köken Motifleri·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İslama Geçişte Korunan Efsane: İlk Türk Atası Apa Eçe
Çin rivayetindeki ilk ataların adları olan İ-çi-ni-şi-tu ve A-pang-pu ile Müslümanlıktan sonraki ilk atalara ait isim arasında da benzerlik vardır. Reşîdeddin, Yafes'le ilgili olarak şöyle bir kayda yer verir: "Yâfes, Türklerin deyişine göre Olcay Han diye lâkap alır." Birçok kaynağa göre (Dîvânu Lugâti't-Türk, Mucme-lu't-Tevârîh, Şecere-i Terâkime) Yâfes'in oğlu Türk'tür. Reşîdeddin'in Thackston tercümesinde Yâfes'in Abulca Han olarak adlandırıldığı kaydedilmiştir. Çingiznâme'de de Yafes'in diğer adı Abulca Han'dır. Çingiznâme'nin B nüshasında Yâfes'in adı ç ile Abulça'dır. Mirza Ulug Bek'in Tört Ulus Tarihi'nde Abulça Han, Yâfes oğlu Türk'ün oğludur. Şecere-i Terâkime'de ise Türk'ün oğlu Tütek'in oğlunun adı olarak Amulca geçer. Demek ki İslami tesirle Yâfes'e mal edilen (Tıpkı Şehnâme'deki Keyûmers gibi) Türk'ün ilk atasının adı Olcay, Abulca Abulça ~ Amulca'dır. Bu kelime apa eçe'den başka bir şey değildir ve aynı kelimeler Cou-şu'daki ilk ataların adlarında da vardır: İ-çi-ni-şi-tu, A-pang-pu. Nitekim İ-çi-ni-şi-tu'nun oğlunun adı da Türk (T'u-küe)'tür. Aynı kelimeler "atalarım" anlamında Bilge Kağan'ın eçüm apam Bumın Kagan İstemi Kagan (KT D 1) ifadesinde de bulunmaktadır. Yukarıdaki karşılaştırmalardan çıkan sonuç şudur. Türklerin kendilerine mahsus özgün bir ilk atalar efsanesi bulunmaktaydı. Buna göre Türklerin ilk atası Apa Eçe adını taşıyordu. Apa Eçe, yağmur ve kar yağdırabiliyor, rüzgâr estirebiliyordu. Biri yaz tanrısının, biri kış tanrısının kızı olan iki kadınla evlendi. Bunlardan biri dört çocuk doğurdu. Çocuklardan biri ak kuğu oldu. Diğer çocuklardan birinin adı Türk idi. Türk ateşi icat etti ve kardeş çocuklarının soğuktan korunmalarını sağladı. İşte bu özgün Türk rivayetindeki Apa Eçe adı, Çin kaynaklarına A-pang-pu ve İ-çi-ni-şi-tu olarak; İslami
Ahmet Bican Ercilasun, Eski Türk Efsane ve Destanlarında Köken Motifleri·Kitabı okuyor
1000Kitap
MO 10. yüzyılda sadece bir sembol ifade var. Çin kaynağı, bozkırdaki boy beylerini "ak kurt" olarak kaydediyor. Bu kayda dayanarak bozkırdaki beylerin kurdu, kült olarak, muhtemelen ata olarak kabul ettiklerini, bu sebeple Çin kaynağının onlardan "ak kurt" olarak bahsettiğini düşünebiliriz
Ahmet Bican Ercilasun, Eski Türk Efsane ve Destanlarında Köken Motifleri·Kitabı okuyor
Alıntı
Altay kavimleri
Geyik, bu kavimler için kutsal ve kurt da bu kavimlerin atası olarak kabul edilirdi
Ahmet Bican Ercilasun, Eski Türk Efsane ve Destanlarında Köken Motifleri·Kitabı okuyor
Alıntı
Hunların ataları
Şi Ci ve Han Şu'daki kayıtlara göre Hunların atasının adı Çun-vey'dir. Çun-vey, Çinlilerin Şia hanedanının son hükümdarı Cie'nin oğludur. Babasının ölümünden sonra onun cariyeleriyle birlikte kuzeydaki kırlık alanlara kaçmıştır. Çin kaynaklarına göre Şia hanedanı MÖ 2207 – MÖ 1766 tarihleri arasında; Şia hanedanının yerine geçen Şang hanedanı da MÖ 1765 - MÖ 1122 yılları arasında hüküm sürmüştür. Cie, Şang hanedanı tarafından MÖ 1766'da yenildiğine ve üç yıl sonra da öldüğüne göre Hunların atası Çun-vey, MÖ 1763'te kuzeydeki kırlık alanlara kaçmış demektir. Fakat metinler dikkatle incelendiği zaman bozkırda yaşayan kavimlerin daha önce de mevcut olduğu anlaşılmaktadır: Tang ve Yü dönemlerinden önce de Şan Ronglar (dağ Rongları = dağ savaşçıları), Şien-yüler ve Hun-yüler kuzeyin kırlık alanlarında oturmakta ve hayvanlarını otlatmakta idiler. Tang ve Yü, Şia hanedanından önce yaşadıkları kabul edilen efsanevi hükümdarlardır. Çin kayıtlarına göre Tang Yao MÖ 2357 - MÖ 2258 yılları arasında, Yü Şün de MÖ 2257 - MÖ 2208 yılları arasında yaşamışlardır. Kuzeydeki bozkır kavimleri bunlardan da önce, yani MÖ 2357'den de önce bozkırlarda yaşıyorlarmış. Buna göre, Şia hanedanından Çun-vey, Hunların gerçek atası olmuyor. Sadece MÖ 1763'te Çin'den kaçarak en az 600 yıldan beri kuzeyde yaşayan bozkır kavimlerinin başına geçen bir hükümdar oluyor. Tabii bu da Çin kayıtlarına göre. "Bundan 200 küsur yıl sonra, Chou yönetimi zayıflamış, Chou Hükümdarı Mu Wang, Ch'üan Junglara (Köpek Savaşçıları'na) saldırarak 'Dört Ak Kurt ile Dört Ak Geyik'i ele geçirip dönmüştü."
Ahmet Bican Ercilasun, Eski Türk Efsane ve Destanlarında Köken Motifleri·Kitabı okuyor
1000Kitap