Onur

Onur
“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
YÖK Tez Merkezi ve 1000Kitap Entegrasyonu Hakkında
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi sisteminde yer alan yüksek lisans ve doktora tezlerinin 1000Kitap platformunda tıpkı kitaplar gibi eklenebilmesi ve etkileşime açılması için destek@1000kitap.com e-posta adresine mail attım. "Bu konuyu mutlaka gündemimize alacağız" şeklinde çok olumlu bir geri dönüş sağladılar. 1000Kitap'ta yüksek lisans ve doktora tezlerinin eklenmesini destekliyorsanız yorumlarda 1000Kitap ve 1000Kitap Destek hesaplarını etiketleyerek ve bu iletiyi tekrar paylaşarak bu konudaki topluluk desteğini yöneticilere gösterebilirsiniz. Bu konuda destek veren herkese şimdiden teşekkür ederim.
1000Kitap
Onur
1000Kitap 1000Kitap Destek
Reklam
Dünyanın en eski ve kesintisiz uygarlıklarından birisi olup Sarı Irmak (Huanghe 黄河) Havzası'nda ortaya çıkan Çin, tarih boyunca komşu halklarla çeşitli etkileşimler hâlinde olmuştur. Bunlar arasında Çin'e en derin etkileri bırakanlar, kuzey ve kuzeybatı komşuları olan Altay halkları yani Türkler, Moğollar ile Tunguzlardır. Çinliler, erken devirlerden itibaren ülkelerini dünyanın merkezi olarak görmüşler ve buraya "Merkezî Ülke" anlamına gelen Zhongguo 中國 demişlerdir. Buna karşılık Çinliler, ülkelerinin dört bir yanının yabancı halklarla çevrili olmasından ötürü bu komşuları için "Dört Yabancı (Halk)" anlamına gelen Si Yi 四夷 terimini kullanmışlardır. Bunlar Kuzey Dileri (Bei Di 北狄), Batı Rongları (Xi Rong 西戎), Doğu Yileri (Dong Yi 東夷) ve Güney Manlarıdır (Nan Man 南蠻) (Gör: 1). Dilerin genellikle Türk, Rongların kısmen Tibetli, kısmen Türk ve kısmen Moğol-Tunguz oldukları düşünülmektedir. Bunların dışında, özel olarak batılı ve genel olarak bütün yabancılar için kullanılan Fan 番 terimi göze çarpmaktadır. Ayrıca genellikle kuzeyli ve batılı yabancılar için kullanılan Hu 胡 adı da Çin tarihinin farklı dönemlerinde Türk, Moğol ve İranî gibi çeşitli kökenlerden gelen halkları adlandırmak için tercih edilmiştir.
Altay Halkları ve Erken Çin Etkileşimi, Hayrettin İhsan Erkoç] T.D. Baykuzu (2012). Asya Hun İmparatorluğu. Konya: Kömen Yayınları, 26; E. Ekrem (1995). Çin Kaynaklarına Göre Eski Türk Kavimleri (M.Ö. 2146-318). Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: H·Kitabı okuyor
Tarih
Onur
dipnot tam çıkmamış, şu şekilde olacaktı: T.D. Baykuzu (2012). Asya Hun İmparatorluğu. Konya: Kömen Yayınları, 26; E. Ekrem (1995). Çin Kaynaklarına Göre Eski Türk Kavimleri (M.Ö. 2146-318). Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, 15, 19, 88; K. Ercilasun (2019). Türk Tarihinde Asya Hunları: Birinci Hâkimiyet Dönemi, İstanbul: Dergâh Yayınları, 24; G. Kırilen (2015a). Eski Çin'in Ötekisi Türkler. Ankara: Kimlik Yayınevi; A. Onat, S. Orsoy ve K. Ercilasun (2004). Çin Kaynaklarında Türkler: Han Hanedanlığı Tarihi Bölüm 94 A/B: Hsiung-nu (Hun) Monografisi (Açıklamalı Metin Neşri). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 99, 103. Di, Rong, Yi, Man, Fan ile Hu gibi terimler, genellikle Batı ve ondan etkilenen Türk literatüründe "Barbar" olarak çevrilmektedir. Biz, tıpkı Kırilen gibi bu terimleri "Yabancı" olarak çevirmeyi daha uygun görüyoruz (Kırilen, 2015a: 11-40).
Selçuk Bey'in oğulları
Selçuk adında bir başları vardı. O, İyi ahlâkıyla, saf inancıyla tanınmış; iyi adla nitelenmiş bir kişiydi ve beş oğlu vardı: İsrail, Mikail, Musa, Yunus ve Ahmed. Bunların her biri emirliğe ve yöneticiliğe layık; padişahlık ve komutanlığa uygun kimselerdi. Bir süre sonra Selçuk, Hakk'a kavuşunca oğulları kavmin başı oldular. Malları ve adamları çoğaldı. Nimet ve servetleri arttı.
Alıntı
Onur
#214440385 #224016116
Yahudilikte "yasak ağaç-havva" anlatısı
Yılan Hava'ya yasak ağacın meyvesinden yedirmek için şu yolu izler: Hava'ya meyveyi neden yemek istemediğini sorar. Hava şöyle cevap verir: "Tanrı bu ağaca dokunmamı bile yasakladı". Aslında o ağaca dokunma yasağı hiçbir zaman konmamıştı. Hava'nın gereğinden fazla konuşması yılan tarafından kötüye kullanılır. Hava'yı ağaca doğru iter ve kadın ağaca dokunur. Yılan ona "Bak, dokundun ve hiçbir şey olmadı " der. Hiçbir şey olmadığını gören Hava yasak meyveyi yemeye karar verir(Bereşit 1:1-6). Görüldüğü gibi, istemeden bile olsa fazla konuşmak bazen kolaylıkla hataya düşmemize neden olur.
Din
Onur
“Ve (sonra,) 'Ey Âdem,' dedik: 'Sen ve eşin cennete yerleşin ve orada dilediğinizden bol bol, yiyin; ancak bir tek şu ağaca yaklaşmayın ki zalimlerden olmayasınız.'”(Bakara, 2/35).

Cihat

@TheSunKing
·
Oooo yıllardır beklediğim özellik sonunda gelmiş. Hemen yazar olmayan ama yazar-(mış) gibi bu uygulamada profilleri olan gereksizlerin sesini keselim. Kadir Mısıroğlu Necip Fazıl Kısakürek Bediüzzaman Said Nursî Rıza Nur Mustafa Armağan Yavuz Bahadıroğlu İhsan Şenocak
Onur isimli okura yanıt verildi
Onur
Cihat öncelikle iyi geceler. Haklısınız ama Atsız'ın fikirlerinin değiştiği dönemler var. Atatürk'e sıcak bir sevgisi olmakla beraber kabul edelim Kemalizm'i bir "safsata" olarak görüyor. Rıza Nur'un etkisinde olduğu görülebilir. Yine de Ötüken Dergisi kapağında Atatürk'ün sözlerine yer verdiğini ve anıları yayımlandıktan sonra Rıza Nur'u anmadığı da bir gerçek. Atsız, "Saldırgan Türkçü" bir fikir yapısına sahip, Kemalizm'i bu yüzden sevmediğini görebiliriz. Atsızcılık ve saldırgan Türkçülük ile devlet yönetilmeyeceğini de kabul etmek gerek. Atsız'da gördüğümüz bu "Saldırgan Türkçü" özelliği kimi zaman yakınları ile de arasının bozulmasına yol açmıştır. Özellikle İsmet Paşa hazretlerine duyduğu "gıcıklık" belli ki onu kısmen "sistem karşıtı" yapmış... Atsız'ın en yakın çevrelerinden biri olan A. B. Ercilasun hocanın yazısını okumanızda fayda görüyorum. Linki bırakıyorum: millidusunce.com/misak/atsizin-a...