Onur

Onur
“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
Mama adı
Ahmet hocanın değinmediği bir ad olmasına rağmen Avrupa Hunlarında Mama, Eski Uygurlarda eril formda Mamat ve dişil formda Mamika, Altın Orda'da Mamay, Memlûklerde Mamay ve Mamış, Şecere-i Terakime’de Mamış Big, Saltuklularda Mama (Mama Hatun) ve İlhanlılarda (Buçuğ Hatun’un annesi) Mama varyantları tespit edilmiştir. Babürname’de 'Mama Hatun Geçidi' örneğinde olduğu gibi yakın tarihte Osman Batur'un eşinin adı olması ve günümüzde Azerbaycan'da 'Mamay Camii'nin bulunması, bu ismin kültürel sürekliliğine işaret etmektedir. Ayrıca Ankara'da Mamak adında bir ilçe bulunmaktadır. Elde edilen veriler, bu adın Türkçenin hemen her devrinde canlılığını koruduğunu göstermektedir. Konuya daha detaylı bakmak için okuyabilirsiniz: Avrupa Hunlarındaki Mama ~ Mamas Erkek, Kırgızlardaki Manas Erkek, Türk Kavimlerindeki Mama Kadın Adlarının Köken ve Anlamları Üzerine Araştırma ve İncelemeler, Yusuf Gedikli
1000Kitap

Onur

@Onurbeg
·
Avrupa Hunlarında Türkçe
Uldis (Hun hükümdarı): Golden'ın 4. yüzyılın sonu ile 5. yüzyılın başındaki Hun önderlerinden veya yöneticilerinden biri olarak belirttiği Uldis'in adı, Türkçe Ulduz/ Yulduz ile aynı olmalıdır. Haraton (Hun hükümdarı). 5. yüzyıl başındaki Hun önderlerinden biridir. Başta Omeljan Pritsak olmak üzere birçok araştırıcı kelimenin Türkçe kara ton "kara giysi" olduğu konusunda görüş birliği içindedir. Golden kelimeyi, Çuvaşlarda kişi adından çıkmış olan Haratum yer adıyla da karşılaştırır. Muncuk (Attila'nın babasının adı). Priskos'ta Mundiukhos, Jordanes'te Mundzukus olarak geçen kelimenin de Türkçe monçuk / bonçuk ile aynı olduğu konusunda, başta Gyula Németh ve Omeljan Pritsak olduğu hâlde birçok bilim adamı arasında görüş birliği vardır. Aybars (Attila'nın amcası). Priskos'ta Oibars biçiminde geçen kelimenin Türkçe aybars kelimeleriyle ilişkisi açıktır. Németh'in görüşüne Caferoğlu da katılır. Attila (Hun hükümdarı). Bu ad birçok araştırıcı tarafından DLT'de İtil olarak geçen Volga ırmağının Türkçe adı ile birleştirilmiştir. Pritsak'ın *ättila < äs-tila 'okyanus gibi' > her şeyi içeren > evrensel (hükümdar) teklifine karşı çıkılmıştır. Bence de bu etimoloji sorunludur. Kelimenin Türkçe ata kelimesine Gotça küçültme eki getirilerek yapıldığını ve anlamının da "atacık" olduğunu düşünenler de vardır. Bleda (Attila'nın kardeşi). Pritsak'a göre Türkçe bil- fiilindendir (*blida < bildä) ve "bilge" anlamındadır. Arıg Kan (Attila'nın baş hatunu). Priskos'ta Kreka olan kelime Türkçe arıg kan "saf kan" ile birleştirilmiştir. İrnek (Attila'nın oğlu). Priskos'ta Ernakh, Jordanes'te Hernac biçimindedir. Bulgar hanları listesinde İrnek olarak geçer. Pritsak kelimeyi erngäk < eren < er 'adam, kahraman', 'küçük (şanslı?) adam' olarak açıklamıştır. Bence kelime, "yiğit" anlamına gelen
İlk ve Ana Türkçe Çağı, Ahmet Bican Ercilasun·Kitabı okuyor
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nom sözü üzerine
Grekçe 'yasa-düzen' anlamına gelen nomos (νόμος) sözcüğü ilk olarak Süryaniceye geçmiş. Ardından Maniheistler tarafından 'yasa' ve 'öğreti' anlamlarında teknik bir terim olarak benimsenmiş, ardından Soğdcaya nwm formuyla aktarılmıştır. Eski Türkçede (Uygur) hem Maniheist hem de Budist metinlerde 'kutsal öğreti' veya 'yasa' anlamında yaygınca kullanılmıştır; Sözcük, Uygur Türkçesi dolayısıyla erken dönemde Moğolcaya geçmiş ve çağdaş Moğolcada varlığını sürdürmektedir. Detaylar için aşağıya An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish eserinden sayfalar bırakıyorum.
1000 Kitap

Onur

@Onurbeg
·
Nom "kitap" kelimesinin Moğolcada hal ekleriyle çekimleri şu şekildedir: nom kitap nomın kitabın nomıg kitabı nomond kitaba, kitapta nomnoos kitaptan nom toy kitapla nom ruu kitaba doğru, kitaba
Altay Dilleri Açısından Moğolca, Feyzi Ersoy·Kitabı okuyor
1000Kitap
Kilisenin iktidarlar için kuralları çiğnemesine bir örnek
"Bizler sadece birer Fransız ve yurtseveriz; yurtsever Fransız keşiş ve rahiplerini ancak tasvip ve takdir edebiliriz. Fransız rahibi bir Alman'ı affedecek değildir; Alman rahip ve papaz da bir Fransız'ın günahını çıkarmayacaktır. Önce vatan gelir! Öldürün! Öldürün! Hıristiyanların Allah'ı adına sizi bağışlıyoruz, Hıristiyan öldürmenizi kutsuyoruz!" (Urbain Gohier, "La Vieille France," aktaran Grillo de Givry, Le Christ et la Patrie). Aydınların İhaneti Julien Benda
Alıntı

Onur

@Onurbeg
·
Hıristiyanlık kölelerin isyan çığlığıydı, adalete susamış insanların çığlığı. Kilise, ezilenler adına konuşuyordu. Sonra, Sezar'ın emrine girdi. Yığınları uyuşturmak, ayaklanmaları önlemek, imtiyazları meşrulaştırmak için yalan söyletti Tanrı'ya. O cihanşümul din, Ortaçağ'da bir avuç derebeyinin fetvacısıdır. Bir dünya görüşünden çok, miskin bir ideoloji: Varlıklar, ameller, değerler, biçim ve kişiler, değişmez bir mertebeler dizisi içinde donduruldu. Zirvede Tanrı, sonra Sezar, sonra Kilise. İlmin tarihi, zeka ile Kilisenin çatışması tarihi.
Alıntı
Aynı olayı Atatürk de istiyor. Kazım Paşa ise İngilizlerin oraya çok rahat takviye yollayacağını söyleyerek bir türlü kabul etmiyor.