Onur

Onur
“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
Yukagirler ve Dilleri
Yukagirce tarihsel ve bölgesel bağlamda Altay dillerinin üyelerinden Tunguzca, Saha (Yakut) Türkçesinin yanı sıra Çukotka-Kamçatka dil grubu üyelerinden Çukça ve Koryak dillerinden etkilenmiştir. 1930'lu yıllardan sonra ise Rusçanın Yukagirce üzerinde yoğun etkisi kendini göstermiştir. Sondan eklemeli bir dil olan ve cinsiyet kategorisinin olmamasıyla diğer Paleo-Sibirya dillerinden kesin çizgilerle ayrılan Yukagircenin söz varlığının önemli bir kısmı kendine özgü olup köken itibarıyla açık değildir. Yukagircenin en eski belgeleri çeşitli piktogramlara dayanmaktadır. Özellikle genç Yukagir kızları, huş ağacının kabuğuna ritüel aşk mektuplarını yazarken resim yazısı kullanmışlardır. Yukagirler, gerçekleştirilen şaman ayinlerini, uzun yolculukları, çeşitli varlık ve nesneleri çeşitli piktografları kullanarak ifade etmişlerdir.
PALEO-SİBİRYA DİLLERİ, ALİ ILGIN·Kitabı okuyor
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çarlık ve Sovyet idaresinin düzenlemeleri Fin-Ugor milletleri hakkındaki incelemeleri imkansız hale getirmiştir. Yabancı bilim adamlarının arşiv tetkiklerine, Çarlık yönetimi tarafından izin verilmemiştir. Rus yönetimi altındaki Fin bilim adamları dahi söz konusu milletler hakkındaki araştırmalarını zorlukla gerçekleştirilebilmiştir. Sovyet idaresi Rusları da kapsayacak şekilde arşiv incelemelerini sınırlandırmış, yabancı araştırmacılara ise arşiv müsaadesi verilmemiştir. Harita ya da tarihi yer adı çalışmaları sansürlenmiştir. Arkeolojik tetkikler de aynı kaderi paylaşmıştır.
URAL DİLLERİ VE BOYLARI, H. ŞEVKET ÇAĞATAY ÇAPRAZ/Bojtár, E. (1997). Bevezetés A Baltisztikába. Budapest: Osiris Kiadó, 111-116.·Kitabı okuyor
Alıntı
Novgorod
Söz konusu coğrafyada rastlanan huş ağacı kabuklarına kazınmış metinler arasında, Baltık Finlerinin dil izlerine de rastlanmaktadır. Ne var ki, Rus dili etkisine giren Novgorod yönetimi Baltık Finlerinin arazilerini giderek kontrolü altına almış, burada yaşayan Ural kökenli nüfusun kayda değer kısmını asimile etmiştir.
URAL DİLLERİ VE BOYLARI, H. ŞEVKET ÇAĞATAY ÇAPRAZ/ The Chronicle of Novgorod 1016-1471. (1914) . Robert Mitchell-Nevill Forbes (trans!.). London: Royal Historical Society, 181·Kitabı okuyor
1000Kitap
Ural birliği
Ural dil birliği, büyük ihtimalle Neolitik Çağ'da (muhtemelen MÖ IV. bin yılda), Fin-Ugor ve Samoyed boylarının ataları arasındaki dil ilişkisinin mümkün mertebe zayıfladığı esnada bozuldu. Fin-Ugor birliği kesin olarak Neolitik Çağ'ın geç dönemlerinde ya da Bronz Çağı'nın başında, MÖ 2 binli yıllarda ortadan kalktı. Bu dönemde Ugorlar (bugünkü Obi-Ugorların ve Macarların ataları) Uralların doğusunda yaşamaktaydı. Fin boyları ise Urallardan neredeyse Baltık Denizi'ne kadar, Avrupa'nın ormanlık alanlarına yerleşmeye başladı. Fin-Ugor dilini konuşan halklar, özellikle Doğu Avrupa'nın ormanlık kemerinden itibaren iskanlarını batı yönünde genişletti. MÖ 2500-1500 yılları arasına gelindiğinde Orta ve Yukarı İdil civarındaki nüfusun Fin-Ugor dilli olduğu kesin görünmektedir.
URAL DİLLERİ VE BOYLARI, H. ŞEVKET ÇAĞATAY ÇAPRAZ·Kitabı okuyor
1000Kitap
R Türkçesi
Türkçeyi ses özelliklerine göre dört ana kola ayırmışlardır. Bu ses özelliklerine göre R Türkçesinden gelen lehçelerden bugün yaşayan kol Hunca, Bulgarca ve Hazarca'nın bugün devamı olan Çuvaş Türkçesidir. Bunun haricindeki üç lehçe ve onlardan türeyen kolların hepsi Z Türkçesinden gelişerek gelen dallardır.
Edebiyat