“Hiçbir şeyle ilgilenmeden, gülmeden, ağlamadan, öfkelenmeden, sevinmeden bir tuhaf havanın içinde yuvarlanıp gidiyorlardı. Umut ettikleri hiçbir şey yoktu, umut edememenin boşluğundaydılar.”
“Hayatta en zor şey, insanın hak etmediği acılara düştüğünde bile, hayatı sevmesidir demişti İlhan, geçen gün geldiğinde. Felâkete uğrayanın yaraları ancak böyle, içinden gelen bu güçle iyileşebilir. Gerçekle savaşmaktan vazgeç artık.”
“Çalışmanın, dürüstlüğün, iyi ahlak ve insanlık diye bellenen her şeyin bu kadar ucuzladığı, yerlerde süründüğü, üstelik kötülüğün makbul sayılıp alkışlandığı yerde insan neye tutunabılir, hangi umuda sarılabilir ki?”
“Özgürlüğü savunuyorsunuz ama onun ne olduğunu bilmiyorsunuz. Çoğunuz, önünüze sürülen cicili bicili her düşünceyi, anlayışı, eylem biçimini, gerekliliğini, doğruluğunu, neye yarayacağını sorgulamadan hızla tüketmekten başka seçeneğiniz yokmuş gibi davranıyorsunuz.”