Sonunda kırk yaşın korkunç kırizini, işimi değiştirerek atabildim. Çünkü işimi değiştirmesem, karımı değiştirecek duruma gelmiştim.
Ama ne olursa olsun, bir daha kırk yaşına girmemeye kendi kendime ant içtim.
İkinci kuşak diyorlardı bize. İki kültür arasında sıkıştığımızı da papağan ağzıyla söylemekten, sanki sıkıştıranlar kendileri değilmiş gibi zevk alıyorlardı...
... Genellemede iki kültür arasında sıkışıp kalan ikinci değil, birinci kuşaktı.
Erciyeş bir Selçuklu elden çıkmış gibi. İşlenmiş, oyulmuş, üstüne karları yerli yerince oturtulmuş, boyanmış, nakışlanmış, oracığa konmuş gibi. Ağır. Ama ince.