📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Büyük varlık zincirinde merkezî aktörün konumlandırılış biçimi, medeniyetlerin birbirleriyle ilişkilerini ve her birinin kendine özgü ilim-düşünce, kültür-sanat ve en geniş anlamıyla duruş anlamında "siyaset" geleneklerini ve biçimlerini belirler.
Cox'a göre, "ortaçağların Hristiyan medeniyeti" olarak bilinen şey, aslında Hristiyan öğretilerinden ziyade Roman ve Helenistik kültüre yakındır. "Öteki yanağını çevir" diyen Hz. İsa'nın takipçileri olan Hristiyanların güç ve iktidar ile olan imtihanı, diğer dinî gruplarınkinden daha az çetin olmamıştır.
Rönesans ve Reformasyon'la başlayan modern / seküler Batı uygarlığı'nın geliştirdiği meydan okuma, dünyada bütün medeniyetlere karşı yıkıcı bir saldırı üretmiş, Toynbee'nin deyişiyle, üç asır içinde, mevcut 26 medeniyetten 16'sını yok etmiş, 9'unu ise fosilleştirmişti.
Ortaçağlarda Avrupa kendisini "Asya'nın Batısı" olarak görmekteydi. Bu manada Batı diye müstakil bir coğrafyadan bahsetmek mümkün değil. Merkezde Asya var. Batı (Avrupa), Asya'nın batı ucuna tekabül ediyor.