Bu aralar yeğenim sayesinde çocuk kitaplarına öncelik verdim. Yeğenime yeni aldıkları "Annemin Çantası" uyku vaktinde yeğenimin bu kitabı bana okur musun demesiyle tanıştım. Kitap, bir anne elinden geçtiği o kadar belli ki. Kitabı okurken gözlerim doldu ve bitince de aklıma annem gelip bi güzel ağladım ve gidip anneme sarıldım. Kitap sanki benim annemi anlatıyordu. Anneminde deri kahverengi bir kol çantası vardı. Gezmeye gittiğimiz zaman istediğim herşey o çantanın içinde mevcuttu. Oyuncaklarım, yeni giysiler, yemekler, yara bantları, şekerler ve bir o kadar da sayamadığım onca şey o küçücük çantanın içini sığmıştı. İçindekilerlede bitmiyordu, bir geminin yelkeni olamasada uykum gelince her yerde uyuyabileceğim dünyanın en rahat yastığına dönüşüyordu. O yazıları toplasan bi sayfa bile etmiycek bu çocuk kitabı beni çocukluğuma, büyümek istemediğim, hayatta istediğim herşeyin o küçük kahverengi çantaya sığabildiği zamanlara götürdü. Bu kitabı çocukların ve küçükken annesinin çantasına hayranlık duyan her yaştan insanın okumasını hatta kütüphanesine eklemesini öneririm. Bende birazdan kitabı yeğenimden kaçırıp evime kütüphaneme eklemek için sabırsızlanıyorum.