"Hasta benden sağlıklı," dedi doktor.
"Böyle bir astımla yüz yaşına kadar yaşayabilirdim."
Albay ona dik dik baktı.
"Şu aralar bir gün ölüp gideceğim ve sizi de yanımda cehenneme götüreceğim doktor," diyordu. "Bekleyin de kahveyi ısıtayım.
"Çok teşekkür ederim, içmeyeyim," dedi doktor. "Size beni zehirleme şansını vermeyi kesinlikle reddederim. ''
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'' Herkes öldü mü?"
Albay onu içeri buyur etmek için kalktı.
"Öyle görünüyor doktor," dedi, oturma odasına girerken.
"Saatinin akbabalara ayarlı olduğunu hep söylerdim zaten''
'' Biz gidiyoruz," dedi.
Posta şefi başını kaldırmadı.
"Albaya bir şey yok," dedi.
Albay mahcup olmuştu.
"Bir şey beklemiyordum," diye yalan söyledi. Tümüyle çocuksu bir bakışla doktora döndü. "Bana mektup yazan yok.''