Leonardo Sciascia

Leonardo Sciascia

Yazar
6.8/10
35 Kişi
·
113
Okunma
·
3
Beğeni
·
888
Gösterim
Adı:
Leonardo Sciascia
Unvan:
İtalyan Yazarı ve Siyasetçisi
Doğum:
Sciascia, Sicilya, 8 Ocak 1921
Ölüm:
Palermo, 20 Kasım 1989
Leonardo Sciascia [okunuşu: Şaşa] (8 Ocak, 1921 - 20 Kasım 1989), İtalyan yazarı ve siyasetçisi.

Sciascia, Sicilya'daki Agrigento ilinin merkezi Agrigento'ya bağlı Casalmuto'da dünyaya geldi. Caltanissetta'daki Istituto Magistrale'de öğrenim gördü. Memurluk, öğretmenlik gibi çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, 1968'de emekli olup, bütün zamanını yazarlığa ayırdı. Sciascia, 1976'da siyasete girerek, İtalyan Komünist Partisi'nden Palermo belediye meclisi üyeliğine seçilmiş, daha sonra Radikal Parti milletvekili olarak parlamentoda görev yapmıştır.
Sciascia, 1989'da Palermo'da öldü.

Sciascia'nın 1950'de çıkan ilk eseri, faşizm üzerine bir yergiydi: Favole della dittatura (Diktatörlük Masalları). Şiirlerini iki kitapta toplayan yazar, 1956'da yayımlanan Le parrocchie de Regalpetra (Regalpetra Kilise Bölgeleri) başlıklı ilk önemli romanında küçük bir Sicilya kasabasının tarihini, siyasetin kasaba halkı üzerindeki etkilerini işliyordu. Sciascia asıl başarılı olduğu roman türünü 1961'de yayımladığı Il giorno della civetta (Türkçeye Baykuş ve Baykuşun Günü başlıklarıyla çevrilmiştir) ile keşfetti. Bu roman, Mafya'yı konu alıyordu.

Il Caso Moro (Moro Davası) adlı kitabında, seçkin bir Hıristiyan Demokrat siyasetçi ve devlet adamı olan Aldo Moro'nun Kızıl Tugaylar tarafından kaçırılmasını ve öldürülmesini bir adli tıp uzmanı titizliğiyle işler.
“Buldum ve inandım ki hayat yaşanılmaya değmez”, “buldum aradığım şeyi: tek ve en büyük gerçeği”, “buldum”, “buldum”: ya hep ya hiç.
Zaten politikaya bulaşmak demek akıntıya kürek çekmek demekti; bunu kavrayamayanın ya bir çıkarı vardı ya da doğuştan kördü.
"Gerçek bir kuyunun dibindedir; kuyuya baktığınızda güneşi ve ayı görürsünüz ama kendinizi kuyunun içine atarsanız güneşi ve ayı değil, gerçeği bulursunuz orada. "
38 syf.
Kitabın ismi bende farklı bir beklenti yaratmıştı. Ben, hayatın oldukça sıradan bir yanının olabildiğince gerçekçi şekilde resmedildigi bir kitap bekliyordum. Ancak kitabı okumaya başlayınca böyle olmadığını gördüm. Aslında cinayeti de sıradan bir olay olarak kabul ediyorsanız, evet beklentimin doğrultusunda bir kitap olarak degerlendirilebilir.

Bayram arefesinde bir karakola telefon gelir. Telefondaki kişi yardım ister lakin komiser üzerinde durmaz çünkü telefonun geldiği evin sahibi çok önceden taşınmış bir diplomattir. Komiser, bayram arefesinde bu işle ugrasmak istemez. Ertesi gün tabiki olaylar gelişmeye ve Komiserin öngördüğü şekilde olmadığı ortaya çıkar olayın.

Polisiye kitap okumayı seven birisiyseniz tadimlik okunabilir. Ben pek polisiye kitap sevmediğim için hoslanmadim. 6 puanı ise kitapta, cok hosuma giden diyaloglar olduğu için ve yazar hikayesini kısa kestiği için verdim.
68 syf.
·Beğendi·9/10
Hatırlıyorum da Gülhane'de otururken 1 sa içerisinde bitirmiştim kitabı.
Yazar bu kısacık kitapta Basit Bir Olay dese de alabildiğine karmakarışık bir polisiye öykü sunuyor okurlarına .
Hiç bir olaydan açık açık bahsetmeyip sindire sindire sezdiriyor herşeyi yazar. Kitap ilerledikçe sürekli yeni kişiler çıkıyor ortaya çözdüm derken yeni olaylar fırlayıveriyor insanın karşısına son sayfaya kadar okuru sorularla sarıp sarmalıyor eser.
Açıkcası beni çok şaşırtmıştı Basit Bir Olay bekliyordum gerçekten . Okuduktan sonra kendime güldüm ve yazarın benimle dalga geçtiğini hissetmedim değil :))
68 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir iki saat içinde okunabilen, akıcı bir polisiye hikaye. Kitap 68 sayfa olarak geçiyor ama girişi, kapağı, vs. ve büyük punto olması da dikkate alındığında 30 küsürlerde. Güzel.
68 syf.
·1 günde
Kısa bir sürede bitirdiğim nadir kitaplardan. Çünkü katilin kim olduğunu öğrenmek için okumadığım kadar hızlı okudum. Güzel bir kitaptı. En azından ben beğendim. Size de tavsiye ederim. Bir oturuşta okunacak kitaplardan biri olduğunu eklemek boynumun borcudur. Kitaptan bahsetmek isterdim ama buraya yazmaya başladığım için kitapta ne olup bittiğini yazacağımdan korktuğumdan bir şey söylemiyorum.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
68 syf.
·1 günde·8/10
kısa ve tatlı bir kara polisiye...

hiç alışkın olmadığım bir şekilde (yâni bilgisayarda) okudum, buna rağmen hiçbir sorun yaşamadım, bu da çevirinin iyi olmasından kaynaklanıyor hiç şüphesiz.

yazar, dar çevrede geçen bir olay kurgusu ile okurun karşısına çıkıyor ve olay hiç sırıtmıyor. komiser yardımcısı işi çözene kadar -şüphelenseniz dahi- olayı çözmeniz imkânsız gibi duruyor. bu da yazara bir olumlu yorum olarak geri dönüyor.

polisiye sevenlere ve "atıştırmalık" isteyenlere öneririm.
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Her zaman söylerim, az bilinen, az okunmuş bir kitap okunduğu zaman ona inceleme ve alıntı yazmaya daha çok özen göstermek lazım, bu, fikir almak isteyen okuyucu için bir tane inceleme bile olsa çok kıymetli oluyor :)

Bu zamana kadar okuduğum eleştiri dokusuna sahip kitaplardan farklı bir eser okudum. Cümleler yer yer yorucu denecek kadar uzun olsa da çeşitli edebi metinler ve çağrışımlarla oldukça zengindi.

Zekice tartışmalar sırasında kendimi kültürel, düşünsel açıdan ara ara eksik hissettim :) Yazarın keskin bir hiciv özelliği olduğu çoğu durum tespitlerinde belliydi. Bürokrasinin ipliğini pazara çıkarmakta başarılıydı.

Kutsal metinlerden çokça alıntı yapılmış ve dini konular, imgeler, metinler üzerine de felsefi içeriğe yer verilmiş olması romanı bütünüyle değerlendirildiğinde biraz sanki Gülün Adı'nı hatırlatacak hale getiriyor :)

Roman, ücra bir ormanda bulunan bir manastır/otelde geçiyor. Başkahraman ressamımız merak edip bu otelde ne var ne yok bakmak için geldiğinde bir takım sıradışı özellikler onu meraktan bu yerde bir kaç gün konaklamaya itiyor. Dışarıdan ruhsal ayin vs amaçlı toplanan toplumun bir grup üst düzey kişileri(bakan, kardinal, avukat, sanayici, müteşebbis..) bu mekana geliyor ve başrahip önderliğinde arınma seansları dualar vs başlıyor. Ancak sonrasında aniden birbiri ardınca cinayetler işleniyor...

Sonunu yorumlamakta biraz zorlandım diyebilirim ama keyifliydi. :)

Okuyun okutturun. Saygılar :)
148 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
İnsanı okurken sürükleyip olayın içine dahil eden bir kitap.Kesinlikle okunmaya değer ve Türkiye'de çok iyi bilmiyor olmasından dolayı da insanlar bu kitabı ilk gördüklerinde değişik tepkiler veriyorlar.Halbuki kitabın dili çok anlaşılır. Kurgu muhteşem...
68 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10
Fazla sıkılmadan bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap. İlk okumaya başladığımda çok bir beklentim yoktu fakat kitabı bitirdiğimde hiç tahmin etmediğim bir son ve olay örgüsüyle karşılaştım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Leonardo Sciascia
Unvan:
İtalyan Yazarı ve Siyasetçisi
Doğum:
Sciascia, Sicilya, 8 Ocak 1921
Ölüm:
Palermo, 20 Kasım 1989
Leonardo Sciascia [okunuşu: Şaşa] (8 Ocak, 1921 - 20 Kasım 1989), İtalyan yazarı ve siyasetçisi.

Sciascia, Sicilya'daki Agrigento ilinin merkezi Agrigento'ya bağlı Casalmuto'da dünyaya geldi. Caltanissetta'daki Istituto Magistrale'de öğrenim gördü. Memurluk, öğretmenlik gibi çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, 1968'de emekli olup, bütün zamanını yazarlığa ayırdı. Sciascia, 1976'da siyasete girerek, İtalyan Komünist Partisi'nden Palermo belediye meclisi üyeliğine seçilmiş, daha sonra Radikal Parti milletvekili olarak parlamentoda görev yapmıştır.
Sciascia, 1989'da Palermo'da öldü.

Sciascia'nın 1950'de çıkan ilk eseri, faşizm üzerine bir yergiydi: Favole della dittatura (Diktatörlük Masalları). Şiirlerini iki kitapta toplayan yazar, 1956'da yayımlanan Le parrocchie de Regalpetra (Regalpetra Kilise Bölgeleri) başlıklı ilk önemli romanında küçük bir Sicilya kasabasının tarihini, siyasetin kasaba halkı üzerindeki etkilerini işliyordu. Sciascia asıl başarılı olduğu roman türünü 1961'de yayımladığı Il giorno della civetta (Türkçeye Baykuş ve Baykuşun Günü başlıklarıyla çevrilmiştir) ile keşfetti. Bu roman, Mafya'yı konu alıyordu.

Il Caso Moro (Moro Davası) adlı kitabında, seçkin bir Hıristiyan Demokrat siyasetçi ve devlet adamı olan Aldo Moro'nun Kızıl Tugaylar tarafından kaçırılmasını ve öldürülmesini bir adli tıp uzmanı titizliğiyle işler.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 113 okur okudu.
  • 69 okur okuyacak.