Limon Masası

Julian Barnes
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Mart 2006
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
The Lemon Table
ISBN:
9789755394909
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Hayat, ölüme karşı vaktinden önce bir tepki sadece.”
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 156. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2022 01:42
Limon, Çinlilere göre ölümün simgesiymiş dostlar. Ölüme yüz buruşturmak akıllıca gelmiş olmalı. Bu Limon Masası da bir restoranda, oturulduğunda ölümden konuşmanın zorunlu hale geldiği bir masaymış. Anlaşılacağı üzere yaşlanma, ölüm ve onun tam karşısında bizim oturduğumuz sandalyeyle ilgili öyküler bunlar..Ama korkmayın, kasvetli değil. Çünkü Barnes, tanıdığım en soğukkanlı yazar, ve bu kadar kasvetli bir meseleyi böyle canlı işleyebilecek, her ele aldığı karakteri kendi şahsına münhasır kılabilecek sayılı yazardan biri. Yaşlı bir kadından kendine mektuplar yazıp kendi kitaplarını alaya alan bir adam bu Barnes. Kendisiyle dalga geçme rahatlığındaki bir adamdan, öykülerine konuk ettiği yaşlı insancıklara sevimli bir yüz ifadesi ve inceltilmiş bir sesle, efendim azıcık ihtimamla yaklaşmasını bekleyemezsiniz. O yüzden, bu adamın ağzı bozukluğuna, yaşlıları çırılçıplak soyup buruşuk bedenlerini gözümüze sokmasına ‘geç’ diyorsunuz. Yaşlı hikayeleri üstüne azıcık hüzün serpiştirilmiş tatlış öykülerdir beklentisini de iç cebe kaldırıyorsunuz mecbur. Çünkü prezervatifini üstünde unutan yaşlı adamla, “Bill otuz yıl boyunca başka bir kadına hiç bakmadı." cümlesini sürekli tekrar eden dul kadının arasındaki o küçük köprüyü fark ediyorsunuz. Kuşkusuz, bunlar öyle koca koca sellere göğüs geren devasa köprüler değil. Ama hayata dair konuşurken devasa şeyler çok yüzeyde kalmıyor mu zaten? Ve küçük şeyler, küçük olmaktan aldıkları hakla daha derine inmiyor mu? Edebiyatta küçük şeylerin hükümranlığına yol açıp ‘ben zaten ekşi de severim ki, anlat Barnes’ diyorsunuz. E hadi o zaman, biraz limon sıkalım..Hayatta hep bir niyet ve duygu eşitsizliği varken aşkın mutluluğa götürdüğü fantezisine biraz, biraz da zamanın her acıyı iyileştirdiği safsatasına.. Şimdi de tuz biber ekelim; hayatın
Edebiyat
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
8/10
·192 syf.··
2022 34. kitabı
dünyanın en saçma cümlelerini de yazsa barnes benim için dünyanın yaşayan en iyi yazarlarından biri. bu kitabı barnes sevenler zaten mutlaka okumuştur ama okumayanlar için tavsiye edebileceğim bir barnes kitabı (öykü) bu da. değindiği konular bakımından da ilgi çekici olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. gelelim içeriğe: Hayatını farklı vakitlerdeki saç kestirme yaşantılarına göre ölçen bir anlatıcı; yaşamını "vazgeçiş" üzerine temellendirmenin zorunluluğunu kabullenmiş ünlü bir Rus yazar; bir yaşlılar yurdunda kalan ve bu kitabın yazarına "Sevgili Dr Barnes" hitabıyla uçuk mektuplar yazan bir kadın; kafasını konserlerde çıkarılan gürültülere fena halde takmış bir müziksever; Alzheimer hastası kocasına son derece ayrıntılı yemek tarifleri okuyup duran ve hakaretlere maruz kalan bir kadın; anne babasının çökmekte olan evliliklerine tanıklık edip evlilik kavramını sorgulayan orta yaşlı bir İngiliz; hayatta ayakta kalışını başkalarının ölümlerine borçlu olduğunu kavramış olan İsveçli bir kereste tüccarı; bir kafede buluşup geçmişi anlamıy alışkanlık haline getirmiş; ama birbirlerini asla anlayamayan iki yaşlı kadın; karısının eline tutuşturduğu alışveriş listesiyle Londra'ya her gelişinde bir hayat kadınını sürekli olarak görmekten geri kalmayan emekli bir asker ve son olarak da, günün birinde "limon masasına" oturmanın zorunluluğunu görüp en büyük müzik olan sessizliği seçmiş olan Finli ünlü bir besteci.
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 31. kitabı
Yaşlılık üzerine çeşitli durum ve düşüncelerin aktarıldığı bir kitap. Julian Barnes ayrıntılı tespitleriyle olayları ve kişilerin ruh hallerini çok güzel anlatmış. Bu kitapta insanlık haline dair her şey var bence..
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
8/10
·192 syf.··
2022 86. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 20:31
Herkese merhaba! Bu kitap, yazarın ikinci öykü derlemesi. Toplamda on bir öyküden oluşuyor. "Limon, Çinlilere göre ölümün simgesi. Limon masası bir restoranda oturulduğunda ölümden konuşmanın zorunlu hale geldiği bir masa." (Arka kapak yazısından alıntı) Barnes hepimizi bu masanın başına davet ediyor. Yaşlanmayla birlikte kaçınılmaz olarak hayatının sonuna doğru adım adım yaklaşan bireyler birer birer bu masanın etrafında yerlerini alıyorlar. Limon mu bu zamanla çürüyüp küf kokan? Hafiften bir esintiyle buruk bir tat bırakan? Topraksı kesif bir koku sanki? Ölümün kokusu. Ve bu kokuyu alanlar için artık çok geç. Hayatınız boyunca yaptıklarınız mı yapamadıklarınız mı asıl pişmanlıklarınızı oluşturan? Peki ya hafıza kaybına uğrasanız, bunasanız veya Alzheimer'a yakalansanız bunların bir önemi kalır mı sahiden? Artık farkında olmadığınız bir şey nasıl yük olabilir? Ya da hayatın onca yıl boyunca vermiş olduğu yük bir yerlerde hep kalır da o ne olursa olsun hep hissedilir mi? Şöyle içine oturup bir güzel kalır mı anlamsız? Barnes ve hayatı sorgulamak, insanı ve doğasını sorgulamak, insan ilişkilerini özellikle de kadın erkek ilişkilerini sorgulamak sanırım yan yana gelmesi kaçınılmaz olan konular. Ve bu kitap da yine bunlar üzerine. Ama bu defa ufak bir fark var. Kokuyu siz de aldınız mı? Barnes ile tanışma kitabı olarak önerebileceğim bir diğer kitap. Serdar Rifat Kırkoğlu'nun akıcı çevirisiyle. Keyifli okumalar! Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2023 22. kitabı
‘Limon çinlilere göre ölümün simgesi ve limon masası da ölümden konuşmanın zorunlu olduğu masalar..’ yaşlılık ve ölümler üzerine öykülerden oluşan bu kitap için daha iyi bi isim düşünülemezdi. çok merak ettiğim Julian Barnes ile tanışma kitabımı da dedemin mezarına karşı okumam çok yerinde oldu..keyifli bi kitap asla değil bana göre ama zaman ve mekan seçimini doğru yaptığım için sevdim..ayraç olarak içine hatıra yaprak konulduğuna göre kitaplıktaki yerini alabilir Limon Masası
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
6/10
·%52 (100/192 syf.)·
Julian Barnes ile yolculuğum zannederim ki başlamadan bitti. Çok merak ettiğim bir yazardı ama ne zaman bir kitap, bir yazar ile ilgili beklentiye girsem hayal kırıklığı ile sonlanıyor. Limon ağacı öykülerden oluşuyor. Ana tema yaşlılık, yaşlanma yolculuğu. Konsept çok güzel, öyküler de öyle tabi, akıllıca kurgulanmış, hepsi çok derin. Ama hiç biri bana geçmedi. Sabırla yarısına geldim fakat devamında neler olacak diye bir hisse kapılmadığıma iyice emin olduğum noktada yarım bıraktım. Barnes’ın çok güzel bir yazım şekli var aslında. İnsanı yumuşacık bir battaniye gibi saran kadife gibi bir dili var. Özellikle ilk öykü de bunu derinlemesine hissettim. Ama devamındaki öyküleri çok karmaşık buldum. Hani, çok şey anlatıyor, çok derinden mesajlar veriyor gibi bir duruşu var her birinin ama benim kafamda niyeyse bir bütünlük kazanmadı. Hikayenin bir yerlerinde kopmuşum sonra toparlanıyorum falan. Yazarın kalemi ile ilgili yorum yapacak kadar çok eserini okumadım ama bana kalırsa ileri seviye bir okurluk istiyor yazdıkları. Şimdilik onu Orhan Pamuk’ların, Gabriel Garcia Marquez’lerin, Dostoyevski’lerin olduğu rafa kaldırıyorum. Yarım bıraktığım yazar ve kitaplar koca bir ordu olma yolunda ilerliyor ama olsun. Bir kitabı yarım bırakmak da sevdaya dahildir. Elbet bir gün hepsinin vakti gelir.
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
Limon Gibi Sıkıldım
1/10
·192 syf.··
2023 27. kitabı
Kütüphanemde birikmiş öykü kitaplarım içinde önceliği daha önce hiç okumadığım isimlere veriyorum: Barnes'ın kalemi, sarmayan anlatıdan evvel, zaten benim keyif alanımın dışında. Klasik müzik konserine osuruğun konu edilmesi mesela, veya cinsel gerilim olmaksızın her köşeden kondomların fırlaması kitaplığım adına zaman kaybı. İlk defa bir kitabı yarım bıraktım. Onu yazarın diğer kitabı Biricik Hikaye izledi. Yazacak bir şeyim yok, iki kitap, bir kalem, kızıma kalacak olan kitaplığımdan eksildi.
Edebiyat & Roman
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma
8/10
·192 syf.·
2023 55. kitabı
'Yaş almak', 'yaşlanmak' kelimesinin yerine sıkça kullandığım bir söz grubu şu aralar. Yaş almak daha güzel duygular uyandırırken yaşlanmak kötüyü çağırıyor sanki, bilmiyorum. Kelimeler ve bireyde canlandırdıkları her zaman farklı, hep biricik. Barnes da tam da öyle farklı düşünüp yazanlardan: her nasılsa yaşlılık ve ölümü bağdaştırdığımız noktada kendine özgü fikirleriyle farklı hikâyeler çıkarmış ortaya Limon Masası'nda. 11 öykü var kitapta fakat kitaba ismini veren Limon Masası isimli bir öykü yok. Kitabın isminin sırrı arka kapakta saklı: "Zira limon, Çinlilere göre ölümün simgesidir. Limon Masası da bir restoranda, oturulduğunda ölümden konuşmanın zorunlu hale geldiği bir masa..." Buna mutabık kalarak oturuyor Limon Masası'na, alıyor bizi karşısına ve anlatıyor Barnes. Bildiğimiz ama yine onun gibi bakmadığımız bir sürü hayatın yaşlanma hikayesine ortak ediyor bizi Julian Barnes: Aynı kuaförde geçen yılların yaşlılığı beraberinde getirmesi. İki yaşlı kadının aynı kafede aynı rutinlerle birbirlerine hikayelerini anlatmaları, anlatacak başka kimseleri yok diye ve anlattıkça geçmişi tekrar tekrar gözlerinde canlandırmaları. Yıllar sonra kendisi de büyüyüp bir yetişkin olduğunda anne-babasının ayrı evlerde yaşama süreçlerine tanık olmak. (Çünkü yaşlılığa kadar bir arada kalındıysa neden şimdi bu ayrı yaşama isteği?) Alzheimer olan eşine - iyi günde kötü günde dedikleri gibi - sürekli yemek tarifi okuyan bir kadın. Julian Barnes'a mektuplar yazan bir kadının mektuplarının aniden kesilmesi. (Evet, Barnes kendi öykü kitabında kendi yarattığı karakterle kendisine mektuplar yazıyor!) Ve daha nicesi. Bazen kahkahayla, bazen hüzünle, bazen karakterlere kızarak bazen de acılarına ortak olarak okudum her birini. Ve pek tabi oturduğum için Limon Masası'na ben de kendi
Limon MasasıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200696 okunma

Yazar Hakkında

Julian BarnesYazar · 29 kitap
Julian Patrick Barnes (d. 19 Ocak 1946,-), Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan biridir. Sanatçı bu ülkede aralarında Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu bir çok ödül kazandı. City of London School ve Oxford'taki Magdalen Koleji'nde eğitim gören Barnes, eğitimini tamamladıktan sonra Oxford İngilizce Sözlükleri'nde sözlük düzenleyicisi olarak çalışmaya başladı. Daha sonraları edebiyat ve sinema eleştirmenliği yaptı. Uzun bir zamandır sadece yazmaktadır. Erkek kardeşi, Jonathan Barnes antik felsefe dalında uzman bir filozoftur. Uzun yıllar yazar temsilciliği yapmakta olan eşi Pat Kavanagh ile birlikte Londra'da yaşadı. Pat Kavanagh'ı, 20 Ekim 2008'de beyin tümörü sebebiyle kaybetti