Ophelia

Bir kuşun ötüşüyle bir çocuğun ruhu arasında münasebet vardır.
9/10
·112 syf.··
2026 13. kitabı
Kelime anlamı macera ve serüven olan, Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğini taşıyan Sergüzeşt, bir aşk trajedisi üzerinden kölelik ve tutsaklığı konu alıyor. Dönemin toplumsal yapısının ve eşitsizliğinin ustalıkla kaleme alınması yaşanan zorlukları gözler önüne seriyor. Kitap esaretin ve tutsaklığın yok edici kısımlarını göstermekle kalmıyor, bunun tamamen reddedilmesi gerektiğini savunuyor. Spoiler 9 yaşında tüccarlar tarafından esir alınıp Kafkasya'dan İstanbul'a kaçırılan Dilber'in, Harput mal müdürü Mustafa Efendi'nin karısına satılmasıyla başlayan ve eziyete dayanamayıp evden kaçması sonrasında esirci evine verilmesi, oradan da Asaf paşa isimli birinin evine alınması, burada büyürken aşk duygusunu evin küçük beyi sayesinde tatması ve bundan rahatsız olan evin hanımının onu başka birine satması, son olarak da içindeki yalnızlık deryasıyla yaşamını Nil nehrinde sonlandırmasına kadarki süreçte hikayesine ortak oluyoruz. Ön planda hislerin ve duyguların olduğu görülse de, daha çok gerçekliğin ve toplumsal yapının eleştirel anlamda ele alındığını söyleyebiliriz. Bu nedenle Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilmiştir. Betimlemelerden dolayı okumakta biraz zorlanabilirsiniz fakat cümlelerinde lüzumsuz hiçbir şey bulamazsınız. Çünkü çok kıymetli bir eser kaleme almış ve oldukça farklı bir anlatımla karakterlerin derinine inip onları anlayabilmemize olanak sağlamıştır.. Romanın yayımlanmasının ardından Samipaşazade Sezai göz hapsine alınmış ve kurtulabilmek maksadıyla da Paris’e gitmek zorunda kalmıştır. ***** Soyluluk ve mevki sahibi olmanın evlilik şartlarından sayılması gerektiğini savunan annesine karşı çıkıp, "ahlak ve güzellik"e vurgu yapan Celal Bey'in düşünceleri
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202256,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·624 syf.··
2026 12. kitabı
"O paralarla ne alındı sizce?" diye tekrarladı. "Silah?" sordu Jesper. "Gemi?" diye merak etti İnej. "Bomba?" diye fikrini belirtti Wylan. "Siyasilere rüşvet?" dedi Nina. Hepsi Matthias'a baktılar. "İşte tam bu noktada bize ne kadar rezil olduğumuzu söylemen gerekiyor, " diye fısıldadı. Matthias omuz silkti. "Hepsi akla yakın seçimlere benziyor." ***** Birinci kitabın son bölümünde Kaz'ın planı sekteye uğramıştı. Van eck sözünde durmamış, onları kandırmış ve İnej'i kaçırmıştı. Kaz, hem Hayalet'ini onların elinden almak, hem de yıllardır içinde sakladığı intikamını hayata geçirmek için tekrar plan yapar. Hepsinin hedefleri ve umut ettiği bir gelecek vardır, ve bunu gerçekleştirmeleri için bu planın işe yaraması gerekmektedir. Bence bu kitabın bu kadar sevilmesinin sebebi -karakterler dışında- kurgunun tamamen özgün olması. Biz genelde fantastik kitaplarda kurt, vampir, nefiller, melezler vs görürüz. Ama Bardugo, tamamıyla kendi kurduğu bir dünya yaratmış. Dolayısıyla farklı bir evren ve farklı bir hikaye okumak insanları daha da cezbediyor. Kendinizi Ketterdam'da olmadığınıza ikna etmeniz zor olacak ama bu maalesef ki bir kurgu. Her zamanki gibi kendi gerçekliğinize dönmek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar sonunu sevmemiş olsam da, bu seri en sevdiklerim arasına girdi. Spoiler... İlk kitapta olduğu gibi, bu kitapta da karakterler arasındaki geçişler çok iyiydi. Her karakterin bakış açısından okuyabiliyoruz kitabı. Kaz, Jesper, İnej, Nina, Matthias ve wylan... Hepsi de gönlümde taht kurdu. Kitaba başlarken her bir karakteri bu kadar benimseyeceğimi düşünmüyordum. Ve yazara büyük bir içtenlikle soruyorum; neden en sevdiğim karakter ölmek zorundaydı? O kadar gereksizdi ki, onun ölmesi.. Sırf kitabı hüzünlü bitirmek için yazdı
Edebiyat
Sahte KrallıkLeigh Bardugo · Novella Dinamik · 20173,255 okunma
10/10
·528 syf.··
2026 11. kitabı
“Bir adamın cüzdanını çalmanın en kolay yolu nedir?” “Boğazına bıçak dayamak?” diye sordu Inej. “Sırtına silah dayamak?” dedi Jesper. “İçkisine zehir katmak?” diye önerdi Nina. “Hepiniz iğrençsiniz,” dedi Matthias. ***** İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkum. Bahis düşkünü bir keskin nişancı, Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak, Hayalet ismiyle tanınan bir casus, Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız. 6 Tehlikeli serseri 1 İmkansız görev.. Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse. Leighg bardugo'nun kaleminden okuduğum ikinci serisiydi. Gölge ve kemik evreniyle bağlantıları var kitabın. Ancak ikisi ayrı ayrı da okunabilir. Kitap çöküş ve yükseliş'ten sonrasını anlatıyor. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki kargalar meclisi grisha üçlemesinden çok daha güzeldi. Gerek karakterleriyle, gerekse yazım diliyle bana daha çok hitap etti. Gölge ve kemik üçlemesinde Alina karakterini asla sevememiştim, Nikolai ve Karanlıklar efendisi'ne aşıktım orası ayrı :) Kurgusu iyiydi fakat bir eksiklik vardı seride. Belki de yazarın ilk serisi olduğu için yeterince iyi yazamamıştı.. Kargalar meclisi ise tam tersi, harika bir yazım diliyle yazılmış. İki seriyi de aynı kişinin yazdığına inanmak güç. Çünkü kurgusu, olay geçişleri (özellikle karakterler arasındaki geçişler) ve diyaloglar harikaydı. Grishalar için üretilen, güçlerini arttıran ve kullanıldığı taktirde bağımlılık yapan bir ilaç üretilmiş ve bu ilaç kötü amaçlar için kullanılmaya başlanmıştır. İşte bu ilacı elde etmek isteyen Van eck, Fıçı'nın en tehlikeli ve en belalı üyesi Kaz Brekker'e teklif götürür.. İlacı üreten Bo Yul-Bayur'u fjerdalıların elinden
Edebiyat
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,570 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 10. kitabı
İngiliz edebiyatının önemli eserlerinden biri olan ve düşsel Wessex bölgesinde geçen "Çılgın kalabalıktan uzak" Batsheba Everdene isimli genç kızın amcasından kalan çiftliğin başına geçmesi ve karakter olarak birbirinden çok farklı olan üç erkeğin ona âşık olmasından sonra gelişen olayları konu alıyor. Batsheba her ne kadar güçlü bir duruşa sahip olsa da, çocuk ruhlu ve kararsız oluşu onu hayatını değiştirecek hatalar yapmaya itiyor ve ağır bedeller ödemesine sebep oluyor. Basit bir olay örgüsüne, kendine özgü anlatımıyla sürükleyicilik katan yazar, bir ressamın fırçasını tuval üstünde gezdirmesi gibi, betimlemeleriyle de kitabını süslüyor. Kitabın genel konusu romatizm gibi görünse de, araya serpiştirilen gerçeklikler bizlere ince mesajlar veriyor. Dönemin evliliğe bakış açısını, kişilik çatışmalarını, kadın olmanın zorluklarını ve aşkın yıkıcı taraflarını usta bir dille kaleme alıyor.. Kitabın diline alışınca o evrenden kopmak istemedim, çünkü gerçekten evinizdeymişsiniz gibi hissettiren bir kitaptı, bu hissi vermeyi herkes başaramaz. En son Jane Eyre kitabında buna benzer bir anlatım okumuş ve çok beğenmiştim. Kitabın ismine gelince, yazarın kelime oyunu yaptığını düşünüyorum çünkü olaylara ve karakterlerin gelişimine bakınca oldukça hareketli geçen bir kitap olduğunu söyleyebilirim. "Nasılsa hep orada diye değeri bilinmeyen her şey, bir gün yok olur." Kitabı bitirdikten sonra bu cümle karşıma çıktı ve aklıma direkt Gabriel geldi. Batsheba için Gabriel'in sevgisi kenarda tuttuğu ve bitmeyeceğine inandığı bir şeydi. Bunu kaybedeceğini fark ettiği an harekete geçebildi. Bu yüzden Batsheba'nın Gabriel'i hak ettiğini düşünmüyorum çünkü mücadele eden ve bu aşkı hak eden kişi Gabriel'di.. Sevdiği kadının mutluluğu için kendi duygularını hiçe sayması, sadık, ahlâklı,
Edebiyat
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20184,382 okunma
Güzel bir yüz, çirkin bir ruh
Puan vermedi·258 syf.··
2026 9. kitabı
Son zamanlarda okuduğum en güzel ve en farklı kitaptan bahsetmeye geldim. Beni şaşırtan kitapları sevmişimdir hep ama bu gerçekten başkaydı... Oscar Wilde, bu kitabı yazdığı dönemde, kitapta "Eşcinsellik" işlendiği için o dönemin insanları tarafından büyük tepki almış. Ve iki sene hapse mahkûm edilmiş. Kitabı birkaç kere değiştirilmiş bu nedenle. Ama günümüzde en çok okunan klasikler arasında yer alıyor. Yani o zamanlar hak ettiği değeri görememiş olsa da şu an en değerli yapıtlar arasında. "Benim az çok sahip olduğum zekam ve artık ne kadar değeri varsa, sanatım; Dorian Gray'in ise güzelliği; Tanrı'nın bize lütfettiği bu şeyler yüzünden acı çekeceğiz, hem de büyük acılar."(6.syf). Bu cümle koskoca kitabın özeti gibi diyebiliriz. Masum bir gencin güzelliğe olan tutkusu yüzünden, adım adım çirkinleşen ruhuna ulaşmasını okuyoruz. Her şey bir dilekle başlıyor, Dorian Gray kendi tablosunu görünce, portresinin yaşlanmasını, ama kendisinin hep genç kalmasını istiyor. Bunda Lord Henry'nin sözlerinin de etkisi var tabi ki. "Ah, şimdi gülüyorsunuz ya, güzelliğinizi kaybettiğinizde gülemeyeceksiniz ... Bazıları güzelliğin yüzeysel olduğunu söyler. Belki öyledir ama yine de düşünce kadar yüzeysel olamaz. Benim için güzellik mucizelerin en büyüğüdür. İnsanları dış görünüşlerine göre değerlendirmeyenler sığdır. Bu dünyanın asıl gizemi görünmeyende değil görünendedir .."(26.syf) İşte bu sözlerin etkisinde kalıp, güzelliğinin sonsuz olmasını diliyor. Tabi ki güzellik, iyiliği temsil eder insanların inanışlarına göre. Çirkin bir yüz olsaydı eminim bu kadar sevilmezdi Dorian. Güzel bir yüzün, kötülük yapabileceğine inanmaz insanlar, oysa ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir. "Ne hazin! Ben yaşlanıp çirkin ve iğrenç bir şey olacağım. Oysa bu portre hep genç kalacak. Yaşı şu
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma