Evet geldik Yaşar Kemal'e, Teneke'ye. Yaşar Kemal almış boş bir teneke içini doldurmuş. İçini hem de öyle bir doldurmuş ki. Köyle, doğayla, tarlayla, insanlarla gerçek bir köy olayına kasaba olayına tanık olsam bu tenekenin içine baktığım kadar net göremezdim olayı. Resul Efendi. Resul Efendi'den çok bahsetmem gerek çünkü beni temsil eden karakter. Korkan, sorumluluktan kaçan karakter. Evet işte o benim. Resul Efendi bir kasabada kaymakam vekilidir. O koskoca kaymakam vekilidir ki çeltik ekmek için karısını kızını bile satacak olan Murtaza Ağa'nın bile arkasından dolaştığı bir adamdır. Büyük adamdır. Resul Efendi kolay kanmaz, vermez o imzayı. Murtaza Ağa'da kudurur durur. Ama kasabaya bir kaymakam gelir. Essahlisinden bir kaymakam. İşte burada hikayemiz anlam kazanmaya başlar. Köy yaşamını öyle bir anlatmış ki Yaşar Kemal. Karşımda bir Kürt konuşsa okuduğum kadar etkili konuşamazdı. Karşımda resmen bir köy duruyordu. Yaşar Kemal beni aldı hop Sazlıdere köyünün ortasına bıraktı. Çok etkileyici bir kalem. Yazardan okuduğum ilk kitap. Ve siz de elinize Teneke'yi aldığınızda ne kadar ağır bir teneke olduğunu fark edeceksiniz. Yapı Kredi Yayınları Teneke öyküsünü iki kısımda vermiş. Birincisi Teneke orijinal kitap, ikincisi ise bir tiyatro oyunu. İkisi de aynı hikaye aynı olay örgüsü ama kesinlikle öğrendim diye atlanmamalı bu tiyatro. Ha şunu diyebilirsiniz. Tabi Mehmed Ali onaylarsa, gerçi o her şeyi onaylar. Ben asıl öyküyü okuyum tiyatro oyununu daha sonra okurum derseniz, o da olur. Teneke ve Yaşar Kemal kesinlikle Türk Edebiyatı'nın en önemli eserlerinden. 9/10