Zira dünyada hiçbir şey karanlıklardaki bir çocuğun fark edilmeyen aşkına benzemez, çünkü onun aşkı, yetişkin bir kadının ihtiraslı ama yine de şuursuzca talepkar aşkının olamayacağı kadar umutsuz, adanmış, boyun eğmiş, pusuda bekleyen, tutkulu bir aşktır.
Ve senin için de beni sana hatırlatan hiçbir şey olmadığını, senin hayatından benimkine bir örümcek iplikçi kadar incecik bir hatıranın bile uzanmadığını gösteren o bakışın karşısındaki uyanışım, benim gerçekliğin uçurumuna ilk yuvarlanışım, kaderimi ilk sezişim oldu.