Helin Örde

Helin Örde
@Ordehelin
Türkçe Öğretmeni
Diyarbakır
Diyarbakır
1200 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Senin cahilliğin benim hayatımı etkiliyor!
3/10
·248 syf.··
2023 68. kitabı
Hem bir kadın olarak hem de bir eğitimci olarak okumakta bir hayli zorlandığım ama kokuşmuş bir zihniyetin ürünü olan bu kitabın daha neler saçmaladığını görmek için devamını getirmeye kendimi zorladığım ender kitaplardan biri oldu" Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil? “. Dikkat çekici bir ismi olmasıyla ve gündemde gereksiz ön plana çıkışıyla satış yapan kitap kesinlikle popülerliğinin çok çok altında. Bir konuda hele ki günümüzün en büyük problemi olan kadının toplumdaki yeri üzerine kitap yazıyorsanız olaya iyi hakim olmanız gerekir, sağlam araştırma ve temellendirme yapmanız gerekir. Ancak kitabın arkasında bir tane bile kaynakça yok ve örnek verilen olaylar falan dedi filan anlattıdan ibaret... Birtakım doğru ve bilinen tespitleri alıp arkasından konuyu apayrı ve saçma yerlere çekmek aslında yazarın başarılı olduğu tek nokta bu kısımda da tebriği hak ediyor. Kadın ve erkek yaradılıştan kaynaklı farklıdır, hormonal anlamda da farklıdır demek bilinen bir bilgidir. Ancak " yağ östrojendir. Erkekte yağ, cinselliği düşürüyor, kadının ise cinselliğini arttırıyor." şeklinde bir tespit yazarın bilimsel açıdan da büyük eksikliğe sahip olduğunu gösteriyor. Yahut " tıbben oluşum sebebi henüz belli olmayan polikistik over sendromunun sebebi kim bilir belki de kadınlığın reddinin sonucudur. Eğitimin rekabet ortamında erkekleşen kızlar için kadınlık yük olmaya başladı." cümlesi ve tespiti yine cahillik kokan ve kendiyle çelişen bir cümle. Tıbben henüz sebebi bilinmeyen bir hastalık var ama yazarımız sebebini almış kadınların eğitim hayatına ve ordaki rekabet isteğine bağlamış. Zira eğitim kurumunda başarılı olmaya çalışınca rekabet ve hırsa kapılıp kendimizi erkekle kıyaslayıp, güç ve iktidar zehirlenmesiyle sarhoş olup kadın olmaktan çıkıyormuşuz. Hatta kadınların eğitim alması
Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?Sema Maraşlı · Motto Yayınları · 2018342 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bibliyoterapi
Puan vermedi·312 syf.··
2023 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 13:35
İyi değilim, iyi değilsin, iyi değiliz... O halde okuyalım ve iyi olmak için önce kendimizi iyileştirelim!! 2023 yılına kapanması zor toplumsal travmatik bir olayla başladık(06.02.2023) Birçoğumuzu doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen bu olay hayatın anlamsızlığı, ölüm ve yas konularını kucağımıza bırakıp gitti. Tam da bu zamanda bu duygularla başa çıkmaya çalışırken okunmalı belki de bu kitap. Anlatılan öykülerin birinden birinde ya kendimizi ya da çevremizden birini rahatlıkla bulacağımız onlarla birlikte iyileşmeye çalışacağımız bir roman. Ölüm hepimiz için kaçınılmaz bir son ama kendini bu kadar kuvvetle hissettirince başa çıkmakta zorlanıp bazen ruhsal çöküntü içinde bulabiliriz kendimizi. Veya bir anne-baba kaybıyla tüm geçmişimizi kaybedip bir evlat kaybıyla tüm geleceğimizi, geleceğe kendimizden bir parça bırakma şansımızı yitirebiliriz. Bunlar başa gelince mücadele etmesi ve aşması çok çok zor olan duygular ama şunu da fark ettik ki maalesef bu acıları yaşamaya çok yakınız... Hâl böyleyken Irvin D. Yalom'un bu kitabıyla psikoterapi seansımıza ufaktan başlayabiliriz belki de. 10 farklı psikoterapi seansını gayet açık ve sürükleyici bir dille anlatmış yazar. Tabi seansların içerikleri çok detayla verilmemiş bazı vakalarda sonlar hızla verilip geçilmiş ama bunlar verilmek istenenin ya da düşündürülmek istenenin önünde engel değil. Yazar yine hastalara olan yaklaşımını daha doğrusu hastalar hakkındaki ön yargılarını, onları kabullenemediği zamanları, hasta doktor ilişkisine zarar verebilecek hoşlantılarını da öyküler arasında bizle paylaşarak öz eleştirisini yapmış. Bu kısımlar okur olarak yazarla kurduğum bağı kuvvetlendirdi ve yazara duyduğum saygıyı arttırdı. Sonuçta psikoterapistler de bizde iyileştirmeye çalıştıkları yaralarla sınanıyor olabilirler
Hayata Dair
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi ÖyküleriIrvin D. Yalom · Remzi Kitabevi · 20199,4bin okunma
9/10
·154 syf.··
2020 91. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2020 18:48
Shakespeare'in bu tragedyasında biz okurları ne bekliyor ?? 》》Cadıların kehanette bulunup geleceği hakkında önemli bilgiler verdiği General Macbeth'in bir an önce sonuca ulaşmak için içindeki hırsa yenik düşmesini ve yavaş yavaş karanlığa çekilmesini; şiirsel bir dil ve ironik kelime oyunları eşliğinde okuyacağız. Evet cadılar Macbeth'in kral olacağı kehanetinde bulunurlar ama bunun ne şekilde olacağını tamamen Macbeth belirler. Tabi yaptığının kötü olduğunu, sonrasında huzur ve mutluluğu bulamayacağını, serin uykuların ona haram olacağını bile bile aynı zamanda akrabası olan ve herkes tarafından çok sevilen kralı öldürme kararı alır. Bu kararı alırken ki en önemli destekçisi karısı olur zira Macbeth'in içindeki tereddütü,korkuyu yok etmek için lazım gelen her şeyi yapar hatta kocasını erkek olmamakla suçlar. Karısı ile birlikte onlar için sonun başlangıcı olacak cinayeti planlamaya başlarlar... 》》Kitap genelinde üzerinde durulan 2 husus vardı: Her insanın yüzünde bir maske vardır ve biz kalbinden geçenleri bilemeyiz. Yine insanın içinde hem aydınlık hem karanlık arzular vardır . Bunların ortaya çıkması yine kişinin kendi arzu ve hırslarını dizginleyebilmesi ile alakalıdır. Ancak Macbeth içindeki bu hırsları dizginleyemeyip herkes tarafından sevilen,takdir gören ve zaten mevkisel yükselmesinin önü açık bir askerken daha fazlasına istemeye olan açlığı onu felakete sürükler. Etrafında sadece sözde ona saygı duyan ama aslında ondan nefret insanlar kalır. Krallık tacını kanlı bir eylemle başına geçiren Macbeth, yine kanla ve başıyla beraber tacını, tahtını kaybeder. 》》 Yazımın başında bizi kitapta kelime oyunları bekliyor dedim ki bu durumun varlığı zamanında eleştirilmiş. Zira türü tragedya olan bir metnin içine kelime oyunlarıyla güldürü ögeleri eklenmiş. Bu durumun
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
9/10
·800 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2020 21:19
"Güven" romanını yazma düşüncesi Vedat Türkali 1956 yılında cezaevindeyken oluşmaya başlamış ve 90'lı yılların başından itibaren on yıllık bir emeğin ürünü olarak sunulmuş bizlere. Kitabı okumaya başlamadan önce arka kapaktaki yazıyı okuyunca bizi konu açısından nelerin beklediği az çok tahmin edilebilir ancak ben roman kurgusunun, karakterlerinin ve anlatım tekniğinin bu kadar sağlam olacağını tahmin edememiştim . Güzel bir yanılgı oldu benim için. ♡♡♡ Tarih 1940'lı yılların sonu ve tüm dünyayı kasıp kavuran Nazi işgali söz konusu. Faşist- Sosyalist savaşı tüm şiddeti ile sürerken Türkiye' de kimin ne düşüncede olduğunun belli olmadığı bir Güvensizlik havası hakim.Yasaklanmış görüşler ve gözaltındaki işkenceler...Aslında halk da huzursuz ve savaş var diye daha da zora sokulmuş hayatları. Üniversitede okuyan bir grup faşizm karşıtı genç örgütlenmeye çalışıyor ve partileri olan TKP' yi arıyor. Biz gençlerin bu arayışını okuyoruz . TKP'nin kuruluş döneminde yaşananlar, partinin fikirleri, eksikleri, eleştirisi gibi birçok şey var romanda. Aynı zamanda o dönemin Türkiyesi ve dünyası hakkında da çok şey öğrenebileceğimiz bir dönem romanı Güven . ♡♡♡ 1.cilde baktığımızda evet kalın ve göz korkutucu bir roman ancak kesinlikle bir yerden sonra kitap içine hapsediyor sizi. Zira çok sağlam karakterler çok farklı düşünceler var ve ilerleyen sayfalarda güzelce iç içe geçiyor bu kişiler ve fikirler. Romanda çokça iç monologlar var biz bu teknik sayesinde karakterleri daha derinden tanıma şansı elde ediyoruz zihinlerindeki en ücra düşüncelere, çelişkilere kadar ulaşıyoruz. *** Dönem romanlarını okumayı severler için çok faydalı olacağını düşündüğüm güzel bir romandı ilgili herkese keyifli okumalar ♡
Güven - Cilt 1Vedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20201,087 okunma
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2020 21:35
Son dönemlerin sıkça konuşulan kitaplarından biri Tüfek, Mikrop ve Çelik. Peki nedir bu kitap ? İnsanlık tarihinin 13.000 yıllık tarihi. Yazarın Yeni Gine'de kendisine sorulan basit bir soru üzerine yaptığı otuz yıllık araştırmaların ürünü. Kitapta bizi neler bekliyor?? Çokça bilgi, bolca örnek, yazarın sorguladığı birçok soru ve cevapları aynı zamanda zihnimizde oluşan deli sorular ile internet araştırmaları :) ### Kitabın asıl konusu şu: Günümüz Dünyasında belirleyici rol oynayan süper güç halkları bu noktaya getiren şey nedir ? Neden Avrasya Kıtası keşfedilip sömürge haline getirilmedi de Amerika ve Avusturalya Kıtaları keşfedildi, sömürgeleştirildi, köleleştirildi, yerli halkları kıyıma uğratıldı ?? Bu kıtaların geri kalmasının sebepleri neydi ? Ten renkleri daha koyu olduğu için mi yoksa daha mı az zekiydiler?? Bu soruların cevaplarını bulmak için yazar bizi 13.000 yıl öncesine götürüyor. Son Buzul Çağı sonrası Dünya ısınmaya insanlar için yaşanabilir hâle gelmeye başlamıştır ve birçok bölgede insan grupları avcılık toplayıcılık ile yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Tabi Avrasya kıtası daha şanslı bir coğrafyadadır zira bitki ve evcilleştirilebilir hayvan popülasyonu daha fazladır. Bitkilerin yaban ataları yüzyıllar içinde evrimleşirler ve evcilleşip yenilebilir hâle gelirler. Bitkileri yetiştirme ürün elde etme isteği hayvanların evcilleştirilmesini beraberinde getirir ve hayvanlarla etkileşim insanoğlunu mikroplarla tanıştırır. Kitapta Bitki evrimi, hayvan evrimi, mikrop evrimi bol örneklerle bölümler halinde ve sırasıyla neden-sonuç bağlantısı kurularak anlatılmış. İnsanoğlu mikroplarla olan mücadele sonrası tarlaları sürmek için çeliği işler ve sonrasında adım adım medeniyet kurulur yükselir Tüfek gelir tarih sahnesine. Bunun akabinde teknoloji boy gösterir ve
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,4bin okunma