Ne tuhaftı şu
dünya! Birtakım maddi sebepleri bilinmekle beraber, daha önce
bilinmeyen meçhullerden geliniyor, doğuluyor, büyünüyor, bir
zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor, sonra
yavaş yavaş dağılınıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra
alıştıra oluyordu. Ezellerden ebedlere bitmez, başı sonu olmayan
bir yolculuk!
Zamanın başı bacaklarımın arasından çıkmıştı
Eski eski kokuyordum .
Büyüyordum,büyüdüğümden emindim,biliyordum.
Kendimi elimde ekşi bir elma gibi atıp tutuyordum.
Havaya atıp yakalıyordum
Aramızdan geçen zamandı,biliyorum kanatları vardı
Kimbilir bu gidişin dönüşü olacak mıydı?