Mustafa orhon

Mustafa orhon
@Orhonms
Yol rehberim Mustafa Kemal Atatürk Disce quasi semper victurus vive quasi cras moriturus Hep yaşayacakmış gibi öğren, yarın ölecekmiş gibi yaşa.
Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği
Eskisehir
6 Şubat
14 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
..."Anlaman gerekense şu: Oyun bitene kadar hiçbir şey bitmiş değildir. Elinde tek bir piyon kalmış olsa da bitmez. Bir tarafta tek bir piyon ve şah varken, karşı tarafın bütün taşları duruyor olsa da, oyun devam eder. Sen bir piyon olsan da -ki belki hepimiz öyleyiz- piyonun en sihirli taş olduğunu asla unutmamalısın.... Bütün piyonlar kozadan çıkmayı bekleyen birer vezirdir. Senin tek yapman gereken, ilerlemeye devam etmenin bir yolunu bulmaktır. Her seferinde tek bir kare."
Sayfa 196·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bay Enfileld, "Hayır, efendim: Soru sorma konusunda çok duyarlıyımdır," diye karşılık verdi, "soru sormakla kıyamet günü arasında pek çok benzerlik vardır. Soru sormak bir taşı harekete geçirmek gibidir. Bir dağın tepesinde öylece oturduğunu düşün; taş başlar yuvarlanmaya ve öteki taşları da harekete geçirir; çok geçmeden, taşlardan evinin arka bahçesinde oturan kendi halinde (hem de en son akla gelebilecek) bir adamcağızın tepesine iniverir, ailesi de dımdızlak ortada kalır. Yok, efendim, ben ilkemden şaşmam: Birinin canı burnuna gelmişse ona fazla soru sormayacaksın." "Çok da iyi bir ilke," dedi avukat.
Almanlar, Enigma şifrelerinin düşmanları tarafından kırılmasının mümkün olmadığına inanıyorlardı. Oysa İngilizler, savaştan neredeyse 30 yıl sonra, savaş sırasında Enigma şifrelerini kırdıklarını ve bu başarının savaşı kazanmalarında en büyük etkenlerden biri olduğunu iddia edeceklerdi.
TÜBÜTAK POPÜLER BİLİM·Kitabı okudu
... ; ancak daha önceleri de birçok kez saptamış olduğum bir olguyu en canlı biçimiyle yeniden fark ettim: Üst tabakadan olanlar kendileriyle sıradan halkın arasında soğuk bir mesafe bırakacaklardır hep, onlara yaklaşmakla bir şey yitireceklerine inanıyor gibiler; ayrıca da kent kaçkınları ve kötü niyetli şakacılar da var ki, bunların taşkınlıkları zavallı halkı daha da kırılgan yapıyor.