Hiç karabiber ağacı gördünüz mü? Bir gelinlik gibi uçucu dallarıyla salınan, rüzgar estikçe buruk buruk kokan, kırmızı taneli büyük bir karabiber ağacı.
Stefan Zweig'in yıllar önce okuduğum satırları aklıma geldi. Uçakların icadı Zweig'ın neslini çok heyecanlandırmış, dünyada savaşların sonunun geldiğine inandırmıştı. Uçaklar havadan uçtuğuna göre sınır falan tanımazdı ki. Dolayısıyla sınır yok olacak, barış gelecekti.
Ama o nesil birkaç yıl sonra uçakların gökten bomba yağdırarak Avrupa'yı yıktığını görmenin şokunu yaşamıştı. Entelektüel iyiliğe karşı, politik gerçek.
Bu nasıl bir yolculuk böyle, nereden nereye. Ekonomik bunalımın insanlar üzerindeki derin etkilerinin iliklere kadar hissedildiği, bir karış toprağın öneminin değerinin kat kat anlaşıldığı bir yolculuk. O yolculukta olanları duyuyorsunuz en içten, kamyonun kafasındaki sarsıntı, kamp günlüğünde yer alıyor ve neler yaşamış insanlar diyorsunuz, neler yaşıyor ve yaşamakta.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma