Böyük depressiya dövrünün ziddiyyətli kitabı adlandırırlar çox vaxt bu kitabı. Həqiqətən də ziddiyyətlidir. Bir tərəfdə dostluq, bir tərəfdə yalnızlıq, bir tərəfdə qəzəb, bir tərəfdə saflıq...
Con Steynbek 140 səhifəlik kitaba acılı və gerçəkçi bir həyat sığdırıb. Elə buna görə də 1962-ci ildə Nobel Ədəbiyyat Komitəsi tərəfindən "kiçik bir şahəsər" müsabiqəsinin qalibi olub.
Çox sözə ehtiyac yoxdur. Təsirli, ağladan, 10/10 bir kitabdır.
biri için ne istiyorsan aynı şeyin seni mutlaka bulacağına' örneğin başkasına yapılan bir dua aslında insanın kendisine yaptığı duadır. Çünkü eninde sonunda o dua seni bulacaktır. kalbini ne kadar temiz tutarsan yolun o kadar berrak oluyor. Umarım kalbini temiz tutmayı başaranlardan oluruz."
Öncelikle buraya bir inceleme yazmadan önce ne kadar düşündüğümü bilemezsiniz. Öylesine bir kitap okudum ve kafamda öylesine sesler belirdi ki anlatamam. Kitabın her detayını anlayabilecek bilgiye sahip olduğumu maalesef düşünemiyorum, bir inceleme yazmaya da hakkım var mı emin de değilim açıkçası. Ancak kitaptan öylesine etkilenmiş bir haldeyim ki fikirlerimi yazarak hiç değilse biraz somutlaştırmam gerektiğini fark ettim. Şunu belirtmeliyim ki bu inceleme okuduğum başka bir inceleme ve kitap üstünden gidecek. Bir kaç sayfalık fikir alma araştırmamda okuduğum en iyi inceleme buydu. sizlerin de mutlaka okuması gerek diye düşündüğüm için ve bazı fikirlerimin kaynağını belirtmek adına buraya bağlantısını bırakıyorum : hukukpolitik.com.tr/2016/11/01/dost...
Raskolnikov babasının ölümünden sonra fakir kalmış annesinin arqada gönderdiği parayla okumaya çalışan bir üniversite öğrencisi aslında. Ancak yoksulluk ona büyük bir utanç vermeye başlıyor, bu durumdan dolayı okulunu dondurmak zorunda kalması bir yana, tanıdığı insanlara gözükmek bile istemiyor. Bir gün bir kadının rehin eşya aldığını ve karşılığında para verdiğini öğrenince babasından kalma bilezik kardeşinden kalma bir yüzüğü götürüyor. Ancak bu kadının insanları kullandığını, ederinden az para verdiğini zamanında para getirilmezse eşyayı hiç vermediğini, fark edince aslında bu kadından hem iğreniyor hem de nefret ediyor. Bu kadını düşünürken gittiği meyhanede iki gencin konuşmasına şahit oluyor ve aralarından birinin "Ben bu kocakarıyı kolayca öldürebilirim..." dediğine şahit olunca irkiliyor. Ancak genç bunun söylemesinde kendinde nasıl bir haklılık payı olduğuyla devam edince aslında Raskolnikov'un da ilgisini çekiyor ve eve giderek işleyeceği cinayeti