"Tüm bu dinler, insana insanlığı öğretebilmek için sunulmuşlardır. Sen insan olmayı başarabilmek için doğduğunu anlamadıysan, hangi dine inandığının hiçbir anlamı yok."
İçerisinde bulunduğumuz toplumda pek çok fikir ayrılığı ve inanç olsa da, romanda işlenen iki farklı görüşün, Cumhuriyet devrimiyle beraber başlayıp günümüze kadar gelmesi ve hâlâ toplumda bazı kesimlerce tartışılması sebebiyle çok değerli olduğunu düşünüyorum. Hayatım boyunca en çok rahatsız olduğum durumlardan biri, insanlarımızın araştırmak ve keşfetmek yerine, doğdukları çevreden öğrendikleri ve duydukları gerçekleriyle büyüyüp çoğunluğun da bildiklerini sorgulamadan ömrünü tüketmiş olmasıdır. Bu sebeple bu gibi kitapların farkındalık durumunu artıracağını ümit etmek istiyorum.
Kitabın içeriğine gelindiğinde ise, bazı bölümlerin çok fazla detaylandırılması ve tarihi bilgilerin çokluğu, ilgi duymayanları zaman zaman sıkabilir. Ek olarak, kitabın başlarında olay örgüsü nispeten yavaşken, sonlara doğru biraz fazla hızlıydı. Ayrıca yazarın soru sorarak yazma tarzına alışmam bir kaç bölüm sonra oldu :) tabii alışınca güzel geliyor.