📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Teccam da aynı şeyi söylerdi: Yüz kilometre yürümeyen hiçbir insana cesur denemez. Kim olduğunla ilgili hakikati öğrenmek istiyorsan adını bilen kimse kalmayana dek yürü. Seyahat büyük bir eşitleyici ve öğretmendir. İlaç kadar acı, ayna camı kadar zalimdir. Uzun bir yol sana kendini yüz yıl boyunca düşünmekten daha iyi anlatır."
"Shehyn liderimiz, çünkü fevkalade bir öğretmen ve Lethani'yi derinden anlıyor. Liderimiz çünkü dünyanın nasıl işlediğini iyi biliyor ve zahmetli sorunlarla akıllıca başa çıkabiliyor." İki parmağını kullanarak imalı bir edayla göğsümü dürttü.
Sonra teskin edici bir hareket yaptı. "Tabii harika bir dövüşçü de. Dövüşemeyen bir lideri kabul etmeyiz. Shehyn'in Ketanının eşi benzeri yoktur. Ama bir lider kas değildir. Bir lider akıldır."
"Sevgi öyle bir şeydir. Ne olduğunu bilirsin, ama ayrıntılı bir açıklama götürmez."
"Sevgi soyut bir kavramdır," diye itiraf ettim. "Tıpkı adalet gibi tarifi zordur, ama tanımlanabilir."
Vashet'in gözleri parladı. "Yap öyleyse, benim zeki öğrencim. Bana sevgiyi tanımla."
Kısa bir süre düşündüm. Sonra uzun bir süre düşündüm.
Vashet sırıttı. "Yapacağın herhangi bir tanımda boşluklar bulmamın ne kadar kolay olacağını anladın."
"Sevgi birisi için her şeyi yapmaya yönelik istektir," dedim. "Sana zararı dokunsa bile."
"Madem öyle," dedi, "sevginin vazife veya sadakatten ne farkı var?
"Fiziksel bir çekim de içerir," dedim.
"Bir annenin sevgisi bile mi?" diye sordu.
"Öyleyse aşırı bir düşkünlük içerir," diye düzelttim.
"Peki düşkünlükten kastın ne?" diye deli edici bir soğukkanlılıkla sordu.
"Farkı..." dedim ama cümlemin devamını getirmedim. Daha farklı ve aynı ölçüde soyut kavramlara başvurmadan sevgiyi nasıl açıklayabileceğime dair kafa patlattım.
"Sevginin doğası böyledir," dedi Vashet. "Onu tanımlamaya teşebbüs etmek insanı delirtir. Zaten şairleri durmaksızın bir şeyler karalamaya iten de budur. Biri sevgiyi bütünüyle kağıda dökebilse diğerleri kalemlerini bırakacaktır. Ama bu mümkün değildir."
Bir parmağını kaldırdı. "Lakin sadece bir budala sevgi diye bir şey olmadığını iddia edebilir. İki genci yaşlı gözlerle birbirlerine bakarken görürsen sevgi oradadır. O kadar yoğundur ki ekmeğinin üstüne sürüp yiyebilirsin. Bir anneyi çocuğuyla beraber görünce sevgiyi de görürsün. İçinde fırtınalar kopardığını hissedince ne olduğunu bilirsin. Kelimelere dökemesen bile."