Alpay Şirin

Seksen Altıncı Bölüm - ATEŞİN TA KENDİSİ
...Nasıl yapacağımı bilmeden rüzgarı nasıl çağırabilirim? Elodin ellerini sertçe çırptı. "Bak bu harika bir soru! Cevabı şu: Her birimiz iki farklı zihne sahibiz; bilinçli bir zihne ve uyuyan bir zihne. Bilinçli zihnimiz düşünür, konuşur, mantık yürütür. Uyuyan zihnimiz ise daha güçlüdür. Karşılaştığımız şeylerin içine bakar. Her şeyi hatırlar. Rüya görür. Bize sezgi kabiliyeti verir. Bilinçli zihin isimlerin doğasını anlamaz ama uyuyan zihin anlar. Bilinçli zihnin bilmediği pek çok şeyi bilir."
Sayfa 684 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Elli Sekizinci Bölüm - İSİMLER VE BAŞLANGIÇLAR
Bir anlığına kollarıma atılacakmış gibi gözüktü, fakat son anda kendine hakim olup etrafımızdaki insanlara bir göz gezdirdi. O yarım adımlık arada neşe dolu koşusunu kol mesafesinden yapılan yapılan ağırbaşlı bir selamlamaya çevirdi. Buzu zarafetle başardı da, ama yine de ani duruşu yüzünden bana çarpmamak için elini uzatıp göğsümden destek alması gerekti. O zaman bana gülümsedi. Tebessümü taç yapraklarını açan bir çiçek gibi sıcak, hoş ve utangaçtı. Dostane, dürüst ve biraz mahcuptu da. Bana gülümserken hislerim... Açıkçası hislerimi nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Yalan söylemek çok daha kolay olur. Yüz farklı hikâyeden alıntı yapıp size o kadar tanıdık bir yalan söylerim ki bir lokmada yutarsınız. Fakat bunlar gerçek olmaz. Kalbim ne sıkıştı, ne de göğsümden kaçıp gidecekmiş gibi atmaya başladı. Öyle şeyler masallarda olur. Budalalıktır bunlar. Mübalağadır. Palavradır. Ama yine de... Kışın ilk günlerinde, mevsimin ilk karı yağdıktan sonra dışarı çıkın. Üzeri ince bir buz tabakasıyla kaplı bir gölet bulun. Buz tabakası henüz yeni ve cam kadar berrak olsun. Kıyıya yakınken buz ağırlığınızı rahatça taşıyacaktır. Biraz açılın. Biraz daha. Sonunda buzun ağırlığınızı ucu ucuna taşıdığı bir noktaya varacaksınız. İşte orada kendinizi benim hissettiğim gibi hissedersiniz. Buz ayaklarınızın altında çatırdamaya başlar. Aşağı baktığınızda beyaz çatlakların karmakarışık bir örümcek ağı gibi her yöne doğru yayıldığını görürsünüz. En ufak bir ses yoktur, ama ani ve sert titreşimleri tabanlarınızda duyabilirsiniz. İşte Denna gülümseyince bana da öyle oldu.
Sayfa 431 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
7/10
·407 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2023 19. kitabı
Ferîdüddin Attâr
8.5/10 · 6,4bin okunma
Elli Dördüncü Bölüm - İNLETECEK BİR YER
Yüzümü avuçlarıma gömüp ağlamaya başladım. Kopuk bir lavta teli ve başarısızlık ihtimali yüzünden değil. Akan kan ve yaralı elim yüzünden değil. Hattâ yıllar önce ormanda altı telle lavta çalmayı öğrenmiş o çocuk için de değil. Sör Savien ve Aloine için; kaybedilen, bulunan, sonra tekrar kaybedilen bir aşk için; zalim kader ve insanların düşüncesizliği için ağladım. Ve böylece bir müddet kaderden başka bir şey bilmedim.
Sayfa 413 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Elli Dördüncü Bölüm - İNLETECEK BİR YER
Birlikte öyle bir şarkı söyledik ki! Kadının sesi eriyik gümüş, benimkiyse cevaben yükselen bir yankıyı andırıyordu. Savien asırlık bir meşenin mağrur dalları etrafında daireler çizen bir bülbüldü âdeta.
Sayfa 412 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat