Bütün bunları düşününce babasına karşı fazla sempati duymadığını fark etmek kendisini daha da suçlu hissetmesine yol açmıştı. Babasının vücudu kurşunlarla delik deşik olmuşken, tuhaf bir şekilde Tom'un düşüncelerine hak veriyor ve bunun kişisel bir şey değil, sadece bir iş meselesi olduğuna inanıyordu. İşte babasının bir ömür harcayarak kazandığı gücün, etrafındakilerden gördüğü saygının bedeliydi bu!
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Nasıl desem... Maskeci Martin'in öyküsünü hiç duydun mu?" Tarihçi başını iki yana salladı ve Bast hüsranla iç geçirdi. "Peki ya oyunlar? Hayalet ve Kaz Kafalı Kız ya da Yarım Penilik Kral'ı izledin mi?"
Tarihçi kaşlarını çattı. "Hani kralın tacını bir öksüze sattığı oyunu mu diyorsun?"
Bast kafa salladı. "Ve çocuk ilkinden daha iyi bir kral olur. Kaz kafalı kız ise bir kontes gibi giyinir ve herkes onun zarafetiyle cazibesine hayran kalır." İstediği sözcükleri bulmaya çalışırken biraz tereddüt etti. "Görüyorsun ya, görünmek ile olmak arasında köklü bir bağ vardır. Her Fey çocuğu bunun farkındadır, ama siz faniler değilsiniz. Bizler bir maskenin ne kadar tehlikeli olduğunu biliriz. Çünkü zaman içinde göründüğümüz kişiye dönüşürüz."
"Üniversite'nin altında ne bulduğunu çok merak ediyorum."
Kvothe belli belirsiz gülümsedi. "Merakını anlıyorum, Bast." Gidip masaya oturdu. "Üniversite'nin altında en çok istediğim şeyi buldum. Ama hiç de beklediğim gibi çıkmadı." Tarihçi'ye kalemini almasını işaret etti. "Zaten gönlünde yatana kavuştuğun zaman hep öyle olmaz mı?"