Alpay Şirin

Dostluğa Dair
Bir genç, bize Dostluktan Söz Et, dedi. O da yanıtladı ve dedi ki: Dostunuz ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olandır. Sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız, ocağınızın başıdır. Çünkü açken ona gelir, huzur için onu ararsınız. Dostunuz fikrini söylerken aklınızdan geçen "hayır"dan korkmaz, "evet"i kendinize saklamazsınız. O sustuğu zaman da yüreğiniz onun yüreğini dinlemekten geri durmaz. Çünkü dostlukta bütün düşünceler, bütün arzular, bütün beklentiler söz söylenmeden ve övgüsüz bir sevinçle doğar ve paylaşılır. Dostunuzdan ayrıldığınızda üzülmezsiniz. Çünkü onun en sevdiğiniz yanı o yokken iyice belirginlik kazanır, tıpkı dağcıya dağın ovadan daha belirgin görünmesi gibi. Dostlukta ruhu daha da derinleştirmekten başka bir amaç olmasın. Çünkü kendi sırrına ermekten başka amaç güden sevgi, sevgi değil ileriye atılmış bir ağdır; bu ağa sadece yararsız şeyler takılır. Siz de en iyi yanlarınızı dostunuza ayırın. Eğer moralinizin bozuk olduğunu bilmesi gerekliyse dostunuzun, bırakın yüksek olduğunu da bilsin. Dostunuz ne içindir ki onu zaman öldürmek için arayasınız? Onu hep yaşanası zamanlarla arayın. Çünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak için vardır, boşluğunuzu doldurmak için değil. Hoşluğunda dostluğun kahkahalar çınlasın, zevkler paylaşılsın. Çünkü küçük şeylerin şebnemiyle sabahına erip tazelenir yürek.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öğretmeye dair
Sonra bir öğretmen, bize Öğretmekten Söz Et, dedi. O da dedi ki: Hiç kimse bilginizin şafağında yarı uykuda beklemekte olan dışında bir şey bildiremez size. Tapınağın gölgesinde, müritleri arasında yürüyen öğretmen, bilgeliğinden değil, inancından ve şefkatinden verir. Gerçekten bilgeyse, sizi kendi bilgelik evine girmeye çağırmaz, kendi aklınızın eşiğine götürür. Gökbilimci size uzayı nasıl kavradığından söz edebilir, ama kendi kavrayışını size aktaramaz. Müzisyen size bütün uzaydaki ritmin şarkısını söyleyebilir, fakat size ritmi yakalayan kulağı ve yankılayan sesi veremez. Sayılar biliminde hünerli birisi size ağırlık ve ölçü diyarlarından söz edebilir, fakat sizi oralara götüremez. Çünkü bir insanın bakışı kanatlarını bir diğerine ödünç veremez. Tanrı katında her biriniz tek tek bilindiğiniz gibi, Tanrı'ya ilişkin bilginizde ve dünyayı kavrayışınızda da her biriniz tek başınıza olmak zorundasınız.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kendini Bilmeye Dair
"Hakikati buldum" değil, "bir hakikat buldum" deyin. "Ruhun yolunu buldum" demeyin. "Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım" deyin. Çünkü ruh her yolda yürür. Ruh ne bir hat üzerinde yürür, ne de saz gibi büyür. Ruh sayısız taç yapraklı lotus çiçeği gibi kat kat açılır.
Sayfa 30 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Akıl ve Tutkuya Dair
Aklınız ve tutkunuz denizlere açılmış ruhunuzun dümeni ve yelkenleridir. Yelkenleriniz ya da dümeniniz parçalanırsa, oraya buraya savrulup sürüklenmekten ya da denizin ortasında hareketsiz kalmaktan başka bir şey gelmez elinizden. Çünkü tek başına hükmeden akıl, kısıtlayıcı bir güçtür; başıboş bırakılmış tutku ise, kendisini yok edene kadar yanan alevdir.
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Özgürlüğe Dair
Bir hatip, bize Özgürlükten Söz Et, dedi. O da yanıtladı: Kent kapısında ve ocağınızın başında, secdeye varıp kendi özgürlüğünüze tapındığınızı gördüm. Tıpkı kendilerini katleden tiranın önünde eğilip, ona övgüler düzen köleler gibi. Evet, aranızda en özgür olanların tapınağın korusunda ve kalenin gölgesinde özgürlüklerini birer boyunduruk ve kelepçe gibi taşıdığını gördüm. Yüreğim kanadı; çünkü özgürlük peşinde koşma arzusu bile sizin için bir dizgin halini aldığında ve özgürlükten bir amaç, gerçekleşmiş bir şey olarak söz etmeyi bıraktığınızda özgür olabilirsiniz ancak.
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat