Özge Kükrekol

10/10
·150 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 12:47
Ne yazabilirim bilmiyorum. Çok etkilendim. Yıllar önce okuduğum Sineklerin Tanrısı’nı anımsattı ama ondan çok farklı. Bir de yıllar önce izlediğim “Onlar”-(Ils) filmini. Okurken hızla ilerledi kitap. Son zamanlarda Türkiye’de sürekli birilerini öldüren 12-17 yaş arası çocuğun gündemde olması belki de beni daha çok etkiledi. Bize sürekli “suça sürüklenmiş çocuk” adı altında vermeye çalışılan olguyu da sorguladım bu kitapla. “Otuz ikiler” beni; çocukların varlığı, onlara yüklediğimiz anlam, onların anladıkları, masumiyet kelimesinin anlamı üzerine düşünmeye itti. Bir sosyal hizmet müdürünün 20 yıl sonra yaşadıklarını kaleme aldığı bir hikaye. San Cristobal’de yaşayan sokak çocukları. Aslında herkesin gördüğü ama gördüğünü belli ederse varlığını da kabul etmek zorunda kalacağını bildiği bu çocukları görmezden gelmesi. “Otuz ikiler” sokak çocuğu ama bir başkanları yok. Nerede yaşadıkları bilinmiyor. Farklı gruplar halinde dolaşıyor, farklı bir dil kullanıyorlar. Her şeyleri oyun gibi taa ki bir süpermarkette bir takım insanlara saldırana kadar. Bir kaç tanesinin ölümüne sebep olana kadar oyun belki de kabul edilebilirken artık çocuklara olan “güven” yıkılıveriyor. Çocuk, masumiyet, gerçek, oyun… ne nerede başlıyor? Nerede bitiyor? Harika bir kitap!! Kitabın diline de bayıldım. Ve yazarı çok merak ettim. Bence çevirisi de çok güzel. Keyifli okumalar
Işıklar ÜlkesiAndrés Barba · Notos Kitap Yayınları · 2020282 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·184 syf.··
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 20:14
Nasıl bir roman okudum. Bu nasıl harika hikayeler örgüsüydü. Birkan, Yankı, Kaya… 3 kahraman, 3 adam hikayeler benzer… zaman, yaşanan birbirine geçmiş. Anneler, acılarla yoğrulan, “sen” olmana izin vermeyen anneler… Her daim elleri üzerinde ama biraz da sanki elleri boğazında. Türkiye’nin sağ/sol çatışmaları arasında kaybolan insanlarla sarılı bir hikaye. Bilinç akışı ile yazıyor yazar ama böyle bir yazım okumadım daha önce. Cümleler akıyor, bir psikiyatrın odasında başlayıp, bir “hasta”sının geçmişine, zaman zaman kendi geçmişine uzanan, arada kendi annesi ve hastasının annesinin birbirine karışacak mı acaba dedirten konuşmalarıyla şekillenen, iç içe geçmiş hikaye o kadar harika ki! Bu yazarla tanışmış olmayı şans sayıyorum. Keyifli okumalar
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,344 okunma
8/10
·272 syf.··
2025 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 23:02
Sevgi Soysal ilk okumam. Biraz kızdım kendime. Diğer kitaplarını çok merak ettim. Çok erken yaşta ölmüş, ölmese neler yazardı diye çok düşündüm. Kitap Ankara’da Yenişehir’de gerçekten bir öğle vaktini anlatıyor. Ankara’yı çok bilmem ama sanırım olduğu gibi anlatmış. O öğle saati olan herkesi ben gördüm… eminim. Böyle sıcak, öyle gerçek ve mahsun hikayeleri var kahramanların. Hiç değişmeyen dertlerimiz var bu topraklarda. Hep bir solcumuz var tanıdık, hep bir kurnaz var. Şanslıysak bir çingene girir hayatımıza… Keyifli okumalar
Yenişehir'de Bir Öğle VaktiSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20122,964 okunma
9/10
·180 syf.··
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 18:46
Bu kitap için yazmaya nereden başlayacağımı bilemiyorum. Öncelikle kitabın kapağını çok beğendim. Çevirisi ile bir sıkıntım olmadı. #mehmetözgül ellerine,diline sağlık. Kitap boyunca onunla uyuyup, onunla uyandığım, okula gittiğim, nehre girdiğim, bir çantaya sahip olup onunla konuştuğum o minik çocuğun adını hiç öğrenemedim. Ama ona bir sürü isim koydum. O çocuk çok narin, bir o kadar hassas ve iyi kalpli bir çocuktu. Çocuk kalbinde hiç bir kötülük yoktu. Sonra yazar o dağlık, ormanlık coğrafyayı bana öyle güzel anlattı ki yaşayan 3 evin ahalisini evlere arada bir gelen insanların şekilleri, şemalleri hepsi gözümde aynı gerçeklikle varoldu. Anne/babası tarafından dedesine bırakılıp giden o minik oğlanın, Momun dedesi tarafından, o zor coğrafyada çok sevilen, belki de ondan başkası tarafından sevilmeyen ama dedenin anlattığı o harika masallarla hayatı çok seven o çocuğun hikayesi Beyaz Gemi. Boynuzlu Geyik Ana masalı, kitabın içinde hepimizi çocukluğuna götüren belki de tatlı bir masal. Doğru olmasını istediğimiz. Biraz sihir istediğimiz… Sovyet Rusya zamanında Kırgızları yok etmek için kullanılan yöntemlere de gönderme yapıldığı söyleniyor. Zaten baskı altındaki tüm toplumlardan çıkan kitapları derinlemesine incelediğimizde o yönetimin adamı olan illa bir karakter bize merhaba diyor. Kitap inanın her şekilde değerlendirilip her şekilde yorumlanabilir. Ve bu orman korucu hayatını yaşayan 3 ailenin hayat şeklini, tarzını, orada çocuk olmayı da tek tek görüyoruz. Kitabın son sayfası ile beraber yoğun bir hüzün basıyor yüreğime. Ama sanki #cengizaytmatov hep böyle yapıyor. Ah Boynuzlu Geyik Ana, ah oğul, ah Momun Dede. Keyifli Okumalar
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202187,3bin okunma
9/10
·154 syf.··
2025 28. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 09:36
Melisa Kesmez‘le tanışmam “Nohut Oda” ile başladı. O kadar harika bir yazar ki gözümde. Öyküleri illa bir yerime dokunuyor, o kadar güzel tasvirleri var ki gözümün önünde canlanıp gidiyor hikaye. Hikayenin içinde oluyorum, başrol oyuncusu oluyorum, hikayenin izleyicisi oluyorum kelimeleri beni yerle bir ediyor. Gözümde harika bir yazar, her seferinde daha iyi kitap yazıyor bu ilk kitabıydı. Son kitabı da çıktı, onu da en kısa sürede okumak istiyorum. Kelimelerini çok seviyorum. Teşekkürler Melisa Kesmez. Keyifli okumalar
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20195,2bin okunma