Stephen King'in okuduğum en iyi romanı.Fantastik/korku türünün zirvesinde yer alan yazar bu romanında da fantastik bir takım öğelere yer vermişse de şu ana kadar okuduğum gerçeğe en yakın romanı.Neden mi?Çünkü oradaki karakterler çevremizde var.Çünkü oradaki karakterlerden biri bizim arkadaşımız,biri babamız,biri kendimiziz.Sadece John Coffey yok.Ondan bulamayız.O saflıkta,o temiz kalplilikte bir insan yok.Ya da biz görmüyoruz.Belki de bu yüzden fantastik güçleri olan tek karakter John Coffey!
***
"Gördüğüm ve hissettiğim acılardan yoruldum artık,patron.Yağmur altında bir ispinoz gibi yalnız,hep yollarda olmaktan yoruldum.Hiçbir zaman bana eşlik edecek,bana nerden geldiğimizi,nereye gittiğimizi ve nedenini söyleyecek bir yoldaşım olmadan.Yardım etmeye çalışıp da edemediğim bütün o zamanlardan.Karanlıkta olmaktan yoruldum.Asıl da acıdan.Çok fazla.Eğer sona erdirebilseydim,yapardım.Ama yapamıyorum."