Sonsöz yerine, şuncağıza, bir de Max Jacob'un iki cümlesini boca etmeme izin verilsin:
"On sekiz yaşımda bana piyanist, otuz yaşımda bilgin, kırkımda romancı, elli yaşımda ressam, altmışımda ozan, altmış beşimde sanat kölesi gözüyle bakıldığını düşünüyor da gülüyorum. Bunların topu yanılıyor, ben tütünsüz cigara içen bir adamım."