Kaçıyorum tüm insanlardan içimde büyüyen insan sevgisi ve nefretiyle kaçıyorum şehir merkezlerindeki insan kalabalığın içinde kaçıyorum sakin deniz kenarındaki kasabalarda kaçıyorum. Kafamın içinde oluşan hapisinde kendime özel yaptığım hücrede delirmeye başlıyorum deliriyorum insan seslerini duymaya başladığımda dayanamıyorum insanları yüzlerini görmeye tahammülü yok kaçıyorum bir sesizligin içinde. Kaybolan düşüncelerimin içinde bir kayıp daha yaşıyorum buna yaşamak denirse tabi sesiz bir çığlığın içinde intihar etiyorum güzel bir sustunluk içinde.
Ne kaldı geriye bir bende, bir çöplük bir bitiş bir yok oluş ne kaldı düşünmeye gerek kalmamış, bir beden bir ruh var şu odada sesi sakin oturmuşum, geriye kalan benle yaşanacak, hayat kalmamış, Şuanda yanımda artık değişmeye bile fırsat tanımıyorum kendime, bir bitiş bu ölü birini son bakışları bu aslında
wezkarya
Kendimi salmışım bir hiçliğin içinde kendimi kaybetmişim artık hayattım unutmuşum sesiz bir çığlık olarak kalmışım bu hikayede söylecek hiç bir kelime bulamadım.
Attila ilhan’nı dediği gibi
Ben hangi filme gitsem sonunda ölüyorum.