Furkan Uzel

Furkan Uzel
@Ovabeyi55
Öğrenci (Yüksek Lisans)
Marmara Üniversitesi/Tarih
İstanbul
İstanbul
23 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
7/10
·148 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 17:54
Allâme Tabâtabâî’nin bu eseri, alelade bir tefsir usûlü metni sınırlarını fersah fersah aşıyor. İlâhî kelâmın mümin zihnindeki yerini tahkim eden bir tefekkür âbidesi duruyor karşımızda. Derin bir vukufiyet... Âyetleri, yine âyetlerin şahitliğiyle konuşturma gayreti teşkil ediyor metnin asıl ruhunu. Bir Sünnî okur sıfatıyla sayfalarda ilerlerken, ehl-i kıblenin müşterek zemininde yürüdüğünüzü hissediyorsunuz iliklerinize kadar. Mezhebî asabiyetin koridorlarına sıkışmadan, vahyin azametini idrak ettiriyor bizlere müellif. Allâme'nin felsefî derinliği, Kur’ân'ın zâhirinden bâtınına süzülen incecik yolları aydınlatıyor sessizce. Bazen bir nassın te’vîlinde Şiî düşünce dünyasının bâtınî velâyet vurgularını yahut Ehl-i Beyt'e dair özgün mâsumiyet telakkilerini usulca sezip kendi itikadî çerçevenizden bakarak nazikçe gülümsüyorsunuz. Lâkin bu ayrışma, yazarın Kur’ân ilimlerine dair serdettiği muhkem tespitlerin akademik ihtişamına asla gölge düşürmüyor. Tabâtabâî’nin bu veciz çalışması, Şiî irfanının ve mektebinin sınırlarını usulca aşarak bütün bir İslâm âleminin rahlesine bırakılmış son derece kıymetli bir armağan. Okunmalı, sükûnetle tefekkür edilmeli. Kelâmullahın birleştirici, serin gölgesinde hakikati aramaya hep beraber devam etmek duasıyla...
Din
İslam’da Kur’anAllame Muhammed Hüseyin Tabatabai · Bir Yayıncılık · 199810 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·224 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 18:21
Eric Ormsby’nin “Gazâlî: İslam’ın Dirilişi” kitabını okurken, açıkçası bir biyografiden çok daha fazlasıyla karşılaştığımı hissettim. Gazâlî’nin hayatı, düşüncesi ve iç dünyası bana yalnızca tarihî bir anlatı gibi gelmedi; sanki kendi çağının bütün fikrî sarsıntılarını omzunda taşıyan bir insanın ruhuna yakından bakıyormuşum gibi okudum. Kitap ilerledikçe, Gazâlî’nin hakikat arayışındaki huzursuzluğu, şüpheyle iman arasında gidip gelen zihni ve sonunda vardığı derin iç muhasebe beni epey etkiledi. Ormsby’nin anlatımı ağır lakin boğucu değil; insanı yavaşlatan, düşündüren, yer yer durup cümlelerin içinde bekleten bir havası var. Ben bu kitabı okurken, bir âlimin hayatından ziyade bir medeniyetin vicdanıyla yüzleştiğimi düşündüm. En çok da kitabın, Gazâlî’yi donuk bir tarih figürü olmaktan çıkarıp canlı, çelişkileriyle, kırılmalarıyla, suskunluklarıyla insanî bir varlık olarak göstermesini sevdim. Ne kuru bir akademik metin ne de süslü bir menkıbe dili var; ikisinin arasında, dengeli ve olgun bir yerde duruyor. Zaman zaman metnin ağırlığı hissediliyor, bunu inkâr edemem, fakat bu ağırlık yorucu değil; bilakis insanı metne bağlayan bir derinlik yaratıyor. Gazâlî’nin arayışı, benim için yalnızca dinî ya da felsefî bir mesele olarak kalmadı; insanın kendini, inancını, bilgisini ve sınırlarını sorgulamasına açılan geniş bir kapı gibi okundu. Kitap bittiğinde aklımda kalan şey şu oldu: Hakikate yürümek, çoğu zaman susarak, yanılarak ve yeniden başlayarak mümkün oluyor. Bu kitap da tam olarak o yürüyüşün izini sürüyor.
Felsefe
Gazâlî Eric Ormsby   · Vakıfbank Kültür Yayınları · 201943 okunma
7/10
·256 syf.··
2026 14. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 21:57
Gulamhüseyin İbrahimî Dinânî, İran felsefe geleneğinin yetiştirdiği en velûd mütefekkirlerden biri olarak, Önsöz Yayıncılık bünyesinde Türk okuyucusuna sunulan Fârâbî Söyleşileri'nde ağır başlı bir üslûpla Muallim-i Sânî'nin fikir dünyasına kapı aralamaktadır; ancak bu kapının ardında bekleyen manzara, Fârâbî'nin bize miras bıraktığı engin ve mezhep-üstü felsefî ufuktan ziyade Dinânî'nin kendi irfânî ve Şiî-kelâmî koordinatlarının çizdiği bir çerçeveye yönelir zaman zaman. Dinânî'nin en büyük erdemi, Fârâbî'yi salt bir Aristo şârihi, "nakilci" olarak değil, varlığın hakikatine dair özgün ve berrak bir ses olarak takdim etmesindedir; nitekim söyleşilerin ilerleyen bölümlerinde Fârâbî'nin faal akıl anlayışını ve erdemli şehir tasavvurunu ustalıkla örüp çağdaş sorularla buluşturması, bu iddiaya en güçlü delili bizzat metnin içinden devşirir. Diyalog biçiminin beraberinde getirdiği akıcılık, felsefeyi meraklı her zihnin sofrasına taşır; Dinânî bu canlı soru-cevap ritmiyle ağır hikmet bahislerini şeffaf bir dile büründürmeyi başarır ve okuyucuyu metnin içine çekerek onu yalnızca pasif bir alıcı olmaktan arındırır. İşte bu samimî entelektüel işçilik, eserin en parlak yönü olarak takdirle karşılanmalıdır: Fârâbî, bu sayfalarda Aristoteles'in gölgesinden çıkar ve kendi özgün varlık felsefesinin aydınlığında, hem tarihsel hem de yaşayan bir mütefekkir olarak huzurumuza çıkar. Eserin derin bir sorunuysa Fârâbî'nin mezhebî kimliğine ilişkin yargının, bir felsefe meselesi olarak değil de adeta yerleşik bir hakikat gibi ele alınmasında yatmaktadır. Oysa Batı'daki ciddi akademik tartışma, Fârâbî'nin siyaset felsefesinde Şiî imamet anlayışıyla örtüşen bazı unsurların bulunduğunu kabul etmekle birlikte onun bu meseleyi kasıtlı bir muğlaklıkla ve evrenselci bir dil içinde dile
Felsefe
Farabi SöyleşileriGulamhüseyin İbrahim-i Dinani · Önsöz Yayıncılık · 20242 okunma
8/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 13:09
Hakikatin yittiği sisli eşik... Özgür Taburoğlu, “Hakikat Sonrası Olaylar ve Nesneler” adlı eserinde tam da bu eşiğin tekinsizliğine çağırıyor okuru. Eşyanın ve hâdiselerin, alışılageldik mânâlarından sıyrılıp üzerimize abandığı bir düzlem burası. Görünenin ardındaki dipsiz uçuruma bakıyoruz; nesneler dilsiz değil artık, kendi başlarına buyruk birer fail gibi dolanıyorlar etrafımızda. Kesif bir yabancılaşma hissi... İnsanın kendi kurduğu dünyaya dışarıdan, adeta bir yabancı gibi bakması; hakikatin yerini alan suretlerin, yanılsamaların gölgesinde yitip gitmesi... Taburoğlu, gündelik hayatı ve yapıları eşeleyen bir yapısöküm ustası edasıyla deşiyor o kabuğu. Çatlaklardan sızan ışık, aydınlatmaktan ziyade kör ediyor gözlerimizi. Çünkü asıl mesele, varlığın değil, hiçliğin nasıl da somut bir nesneye dönüştüğü. Parçalanmış idrakler... Yalnızca dış dünyanın değil, bizzat zihnin de bir derealizasyon girdabında sürüklenişi. Anlam çöküyor içten içe. Bu çöküşün orta yerinde, kırık dökük parçaları bir araya getirme çabası yazarınki. Belki de en büyük korkumuz bu: Mânânın tamamen buharlaştığı, imkânların tükendiği bir evrende, insanî olanı yitirip salt bir ‘nesne’ye dönüşme ihtimali. Soğuk. Hissiz. Ve yapayalnız...
Duygu ve Düşünce
Hakikat - Sonrası Olaylar ve NesnelerÖzgür Taburoğlu · Akademim Yayıncılık · 20239 okunma
7/10
·216 syf.··
2026 12. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 12:35
Muhammed Kutub, modernitenin zihin konforunu bozan gür ve tavizsiz ses. “Sosyal Bilimlerin İslamî Temelleri”nde de yine alışıldık, sert kürsüsünden hitap ediyor bizlere. Batı’nın pozitivist ve maddeci sosyal bilim kalıplarına karşı örülen, vakur bir set bu aslında. İnsanı yalnızca biyolojik bir veri ya da ekonomik bir birim sayan anlayışı kökten reddediyor yazar. Vahyin zemininde bir yeniden inşa derdinde. Ayetleri mihenk taşı kılıyor kendine. Kur’an’ın rehberliğinde şekillenen bu yaklaşım, toplumsal vakaları ilahî nizamın birer izdüşümü olarak okuma gayretinde. Akıcı, yer yer hırçın ama davasına sadık bir kalem. Bu heybetli niyetin yanında, metodolojik bir sığlık da hissedilmiyor değil. Beklediğim, esaslı bir literatür taraması ile ortaya atılan görüşlerin derinlikli eleştirisi idi aslında. Lakin yazar, daha çok ayetler üzerinden doğrudan çıkarımlar yapmayı yeğlemiş. Sosyal bilimlerin külliyatına sırtını dönmüş sanki; Durkheim, Freud gibi kurucu isimlerin koca teorilerine sadece bir-iki cümlesi üzerinden eleştiri getirmiş koca kitap boyunca. Oysa insan, bu çapta bir iddiadan daha nitelikli bir literatür hâkimiyeti bekliyor doğrusu. Yine de eser, Batı paradigmasına karşı atılmış, eksiklerine rağmen öncü bir çığlık olarak kalacaktır raflarda.
Felsefe-Düşünce
Sosyal Bilimlerin İslami TemelleriMuhammed Kutub · Beka Yayınları · 201168 okunma