"Sevinç doğaüstü bir his mi? İnsanın normal hali bu olamaz mı yani? İnsanın akli ve ahlaki gelişimi ne kadar yüksekse, ne kadar özgürse, hayat ona o kadar keyif verir. Sokrates, Diogenes ve Marcus Aurelius keder değil, sevinç duyarlardı. Havari de demişti ki: "Her zaman sevinin." ** Sevin ve mutlu ol."
[**İncil'den 1. Selanikliler (5:16)]
Sayfa 30 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
-"Ama hadi başka bir şeyden konuşalım. Mesela mutluluktan. Nedir mutluluk?"
-"Çok eskiden mutlu bir insan en nihayetinde kendi mutluluğundan korkmuş (yani o kadar büyükmüş mutluluğu!) ve tanrıların kendisine merhamet etmesi için onlara en sevdiği yüzüğünü adamak istemiş.* Biliyor musun? Mutluluk beni de Polykrates gibi bir parça endişelendiriyor artık. Sabahtan geceye kadar sadece sevinç duyuyor olmam, bu sevincin benliğimi tümüyle esir alması ve tüm diğer hisleri bastırması bana tuhaf geliyor. Üzüntü, keder ya da sıkıntı nedir bilmiyorum artık. İşte uyumadım yine, uykusuzluktan mustaribim, ama sıkılmıyorum. Cidden söylüyorum: Tereddüt etmeye başladım."
[*Efsaneye göre Samos tiranı Polykrates'in çok başarılı olduğunu düşünen dostları ona en kıymet verdiği şeyi tanrılara adak adamasını tavsiye eder. O da en sevdiği yüzüğünü adak niyetine denize atar. Ancak yüzük bir balık tarafından yutulur ve bir balıkçı yüzüğü Polykrates'e geri getirir. Bunun üzerine Polykrates kaderden kaçış olmadığını anlar. Efsane psikolojide cezalandırılma arzusunu ifade eden bir komplekse adını vermiştir.]
Sayfa 30 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Meşhur olmanın çekici tarafı yok senin için. İsminin mezar taşına kazınmasında, sonra da zamanın bu yazıyı üstündeki altın kaplamayla birlikte silip götürmesinde gurur verici, eğlendirici ya da öğretici ne olabilir? Dahası, ne mutlu ki, sayınız zayıf insan belleğinin bütün isimleri aklında tutabilmesi için çok fazla."
Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Seçilmiş olmak, ebedi gerçeğe hizmet etmek, insanlığın Tanrı'nın krallığına birkaç bin yıl daha erken layık olmasını sağlayacak, yani insanları birkaç bin yıllık fuzuli mücadele, günah ve acıdan kurtaracak olanlarla aynı safta durmak; her şeyini, gençliğini, kuvvetini, sağlığını fikir uğruna feda etmek, herkesin iyiliği için ölmeye hazır olmak ne kadar yüce, ne kadar da mutlu bir kader!"
Sayfa 23 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
-Psikolojimin bozuk olduğunu biliyorsam, kendime inanabilir miyim peki?
- Bütün dünyanın inandığı deha sahibi insanların da hayaletler görmediğini nereden biliyorsun? Bilim insanları şimdilerde dehanın delilikle akraba olduğunu söylüyor. Dostum, sadece sürüden ayrılmayan sıradan insanlar sağlıklı ve normaldir. Gözkapağı seğirmesi, aşırı yorgunluk, dejenerasyon ve benzeri* .. konulara dair varsayımlar, ciddi ciddi sadece hayatın amacını şimdide gören, yani sürüden ayrılmayan insanları kaygılandırabilir."
[*Çehov burada muhtemelen Max Nordau'nun 1892-1893 yıllarında yayımlanan Dejenerasyon (Entartung) adlı kitabına atıfta bulunuyor. Nordau kitabında dönemin ünlü yazar ve ressamlarından bazılarının eserlerinden yola çıkarak bu kişilerin psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ileri sürer.]
Sayfa 22 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu