Valar yürüduğü zaman, çırılçıplak ve Eldar bile fark edemez onları bir çırpıda, dikilseler de karşısına. Lakin giysilere bürünmeyi arzuladıklarında Valar, bazısı erkek olur bazısı kadın, mutlaka bir şekil alırlar : sadece başlangıçlarından beridir mizaçlarında olan farklılıklar şekle şemale gelir tercihlerinde her birinin, tercihler değildir yani onları yapan, bizde bile olduğu gibi, giysidir evet belki bizi erkek yahut kadın kılığına sokan, ama onlardan yapılmadı ne kadın ne de adam. Fakat Yücelerin kendilerini soktukları biçimler, benzemez her zaman llúvatar Çocuklarının krallarına yahut kraliçelerine, kendi hikmetlerince giydirebilirler kendilerini, çünkü vakitten vakte, görünür kılarlar kâh görkemle, kâh dehşetle endamlarını.
Zamansız Dehlizlerde düşüncenin gelişip serpilmesinden ibaretti Ulu Müzik ve gördükleri Hayal, geleceğin resmi olmaktan öteye geçmiyordu oysaki, ama şimdi, Dünya'ya ayak bastıkları şu an, başıydı Zamanın henüz ve Valar, Dünya'nın ezgisinin kendilerine önceden dinletildiğini, gelecekte var olacak olanlarınsa gözleri önüne serildiğini anladılar, onların ödevi görüp duydukları bu hayale ulaşmaktı. Böylece başladı boş ve çorak arazilerde, ıssız yerlerde ve sayısız ve bilinmedik çağlar boyunca sürecek olan emekleri ve çileleri, ta ki Zamanın Derinliklerinde ve Eä'nın uçsuz bucaksız genişliğinin orta yerinde, geldiğinde Ilúvatar Çocuklarına ait olacak yurdun inşa zamanı ve mekânı. İşin başında Manwë. Aulë ve Ulmo bulunuyordu, ama Melkor da oradaydı, hem de en başından beri, yapılan her işe karıyordu, kendi arzularına ve emellerine söz geçirebildiğince çeviriyordu onu ve koskoca ateşler yakıyordu. Bu yüzden işte, hälä gencecikken Yeryüzü, ve alevler içindeyken gıptayla bakıp ona, şöyle dedi diğer Valar'a: "Burası benim krallığım olacak ve kendi adımı vereceğim ona!"
Ilúvatar seslendi onlara ve dedi: "Zihinlerinizdeki arzuyu biliyorum, gördüklerinizin yalnızca hayallerinizde değil, gerçekte olmasını diliyorsunuz, lakin sizler tamamıyla kendiniz olansınız, ve yine de diğerlerisiniz. Bundan diyorum işte: Eä! Bırakın Olsun olacaklar! Ve ben göndereceğim Ölmeyen Ateşi, Issıza doğru ve olacak orada, can evinde Dünya'nın ve Olacak Dünya ve sizlerden birileri inebilir oraya."