Öykü Çelik

Öykü Çelik
@OykuCelik_
Kader dediğimiz şey
“Yerine göre, kader dediğimiz şey, dar bir yerde sürekli yönünü değiştirerek dönüp duran bir kum fırtınasına benzer. Sen de, ondan kurtulmak için ayağını bastığın yeri değiştirirsin. Bunun üzerine fırtına da sana ayak uydurmak için yönünü değiştirir. Bir kez daha bastığın yeri değiştirirsin. Tekrar tekrar, sanki şafaktan hemen önce ölüm tanrısıyla yapılan uğursuz bir dans gibi, aynı şey tekrarlanıp gider. Neden dersen, o fırtına uzaklardan çıkıp gelmiş herhangi bir şeyden farklıdır da ondan. O fırtına aslında sensindir. O yüzden yapabileceğin tek şey, teslim olup ayağını dosdoğru fırtınanın içine daldırarak, gözlerini kum girmeyecek şekilde sımsıkı kapatıp adım adım fırtınanın içinden geçmektir.”
Sayfa 10 - Doğan Kitap
Reklam
Kendi Yıkımını Yönetmek/Yaratmak
“Bir keresinde, kendine korkunç işkenceler yapan bir hastam olmuştu. Ona neden böyle şeyler yaptığını sorduğum zaman, ‘Bunları bana dünya yapmasın diye,’ karşılığını vermişti. Sonra, ‘Dünyanın neler yapacağını görmek için biraz beklesenize,’ demiştim. O da, ‘Anlamıyor musunuz? Eninde sonunda oluyor bunlar, bu şekilde hiç olmazsa kendi yıkımımı kendim yönetiyorum,’ diye yanıt vermişti.”
Sayfa 49 - Metis Yayınları
İnsanın İçindeki Arena
“Felsefesi, Sokrates öncesi Yunan düşüncesine, özellikle de Adonis kavramına, yani kişinin doğal yeteneklerini yalnızca rekabet yoluyla gerçekleştirebileceği inancına dayanır ve rekabete karşı çıkan ve diğerkâm olduğunu iddia edenlere asla inanmaz.”
Sayfa 32 - Ayrıntı Yayınları